İzmir’de AK Parti ve CHP büyükşehir adaylarının seçim çalışmaları şu ana kadar, düzeyli bir şekilde gidiyor.
Onların yerine siyaseti il başkanları yapıyor!
CHP, bu dönemde de siyasetini algıya dönük yaparak her zaman olduğu gibi kazanmak istiyor!
Görünen o ki; bu sefer işleri zor. CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, kafayı Hamza Dağ’ın AK Parti logosu olmayan afişlere takmış! Neymiş? Hamza Dağ parti logosundan korkuyormuş.
AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı da, “Ama CHP’nin de logosuz afişleri var” diyerek savunmaya geçmiş.
Sorarım; Logo yok diye biri Dağ’a oy vermekten vaz mı geçer? Ya da, CHP’de de yok diye biri Cemil Tugay’a oy vermekten vaz mı geçer?
Bırakın bu işleri. Bu türden eleştiri ve savunmalardan ekmek çıkmaz.
İzmir, partilerin üstündedir. İzmirli de artık, vaatlere bakıyor. 25 yıldır, temel sorunlar çözülmemişken siyasetle bunların üstlerini örtme veya beceriksizler diye topa tutma dönemi bitti.
Tugay da, Dağ da, tartışmaların içinde olmadan kampanyalarını yürütüyor.
AK Parti Adayı, suya yüzde 50 indirim diyor. CHP Adayı da, suya indirim olacağını söylüyor.
Dağ, ulaşımda 90 dakika uygulaması geri gelecek diyor. Tugay da, benzer şekilde 90 dakikanın ücretsiz olacağını belirtiyor.
Körfezin kirliğinden, kokuya, kentsel dönüşümden trafiğe İzmir’in kangren olmuş sorunlarında anlaşmış gibi iki aday da benzer açıklamalarda bulunuyor.
Evet sahada vatandaşa kulak veren, sorunlara çözüm sağlayan vaatler verir. İzmirli de bunu istiyor.
İZSU’YA CEVABIM VAR
Yeri gelmişken, su faturalarına değinmeden geçemeyeceğim. Ortada bir gerçek var. Türkiye’nin en pahalı suyunu İzmir kullanıyor.
Tüketim 5 metreküp; fatura 303 lira. Metre küpü 60 lira demek.
Faturada 5 metre küp su bedeli 110 lira diyor.
Faturada 303 liranın dağılımı nasıl?
İZSU 165 lira. Yani metre küpü 33 lira. Öyle 22 lira yalanına kimse inanmaz.
İlçe Belediyesi: 109 lira. Büyükşehir: 21 lira. KDV 7 lira.
İZSU, ilçe belediyelerinin tahsilatçısı mı? Bırakın kendileri toplasın. Öyle meclisten karar alıp Katı Atık ve Çevre Temizlik bedellerini en yüksek tarifeden tutup, sağda solda en temiz ilçe olduklarını savunmak belediyecilik değil. Vatandaşın parası ile başkanlık yapamazsınız. Avrupa’da vatandaşın çöpüne belediyeler geri dönüşümden dolayı üste para veriyor.
YSK’YA LİSTELER VERİLDİKTEN SONRA GÖRÜN GÜMBÜRTÜYÜ
AK Parti İzmir’de belediye başkan adaylarını önce açıklayan parti oldu. Sürprizler yaşansa da öyle büyük patırtı kopmadı. İsyanlarını içlerinde yaşayan aday adayları, meclis üye listelerini bekliyor. Sessiz teşkilat da, seçim kurullarına listeler verildikten sonra bir karara varır. Gürültü koparmasalar da, sandığa gitmeyerek veya terse çalışarak tepkilerini ortaya koyarlar.
CHP İzmir’de, bu dönem çok sancılı geçiyor. Hem adaylar geç açıklandı hem de sürpriz ötesi adaylar çıktı. Patlak veren krizlere tekrar dönmeyeceğim. Ama hala sular durulmuş değil. Bu arada CHP’den başka partilere geçişler oldu. İl Başkanı Aslanoğlu’nun, ”Hainler, boylarının ölçülerini alacaklar” demesi ile sorun sona ermiyor. Bu işin bir de olağan üstü kurultayı var. Bir il başkanı için örgüte hakim olamamak bu olsa gerek. Kesin listeler seçim kurullarına gitsin, görün o zaman gümbürtüyü.
Adaylığı açıklanan isimlere mevcut belediye başkanlarından da destek yok. Soyer örneği ortada. Tugay da zaten sahada Soyer’le ilgili eleştirilere “Haklısınız” demek durumunda kalıyor.
Bu arada, belediyelerle iş yapanlar da pusuda. İster tedarikçi olsun, isterse hizmet alımı yapsın. 1 Nisan sabahını merak ediyor. Yerlerine yenileri mi gelecek? Yoksa?
BIRAKIN İZMİRLİ KARARINI VERSİN
Artık her olay kendi çevresinde yaşandığı ile kalmıyor. Çeşme’de bir siyasi kriz olsa sosyal medya dan tüm İzmir duyuyor. Yaşam kalitesi her geçen gün bozulan İzmirli yerel yöneticilerin kavgalarından bıktı. 25 yıldır CHP’ye verilen kredi bitiyor. Algılar da artık iş yapmıyor. Vatandaş hizmet istiyor hizmet!
Hangi partide ne yaşanıyorsa İzmirli’nin gözü önünde cereyan ediyor. Bırakın İzmirli kararını kendi versin. 31 Mart’a herkes hazır olsun.