
Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Cerrahi Kliniği Eğitim Görevlisi Prof. Dr. Arzu Şencan, çocukluk çağı kazaları ve özellikle yanık riskine karşı aileleri uyardı. Şencan, bu kazaların büyük bölümünün basit önlemlerle önlenebileceğini vurguladı.
Prof. Dr. Şencan’a göre çocukluk döneminde kazaların en sık görüldüğü yaş aralığı 0-6 yaş grubu. Bunun temel nedeni ise çocukların merak duygusunun yüksek olması ve çevreyi keşfetme isteği.
Bu yaş grubunda çocukların hareket kabiliyeti artarken tehlike algısı henüz gelişmediği için kazalar kaçınılmaz hale geliyor. En sık karşılaşılan kazalar arasında düşmeler, yanıklar, zehirlenmeler ve boğulmalar yer alıyor.
Düşmeler genellikle emekleme ve yürüme döneminde yatak ya da koltuktan olurken, ilerleyen yaşlarda merdiven ve balkonlar risk oluşturuyor. Yanıklar ise özellikle sıcak su, çay, soba ve ütü gibi ev içi kaynaklardan kaynaklanıyor.
Şencan, özellikle emekleme ve yürüme dönemindeki çocukların en yüksek risk grubunda olduğunu belirtti. Erkek çocukların ise hareketlilikleri nedeniyle kazalara biraz daha yatkın olduğu ifade edildi.
Ayrıca evde yalnız bırakılan çocuklar, güvenlik önlemleri yetersiz ortamlarda yaşayanlar ve tehlikeli maddelere kolay erişimi olan çocuklar daha büyük risk altında bulunuyor.
Uzman isim, sosyal medyanın da yeni bir risk oluşturduğuna dikkat çekerek, çocukların tehlikeli videoları taklit ederek ciddi yanıklara maruz kalabildiğini söyledi. Özellikle kolonya döküp ateşle temas ettirme gibi davranışların ağır sonuçlar doğurabildiği vurgulandı.
Çocuklarda yanıkların neden bu kadar kritik olduğuna da değinen Şencan, “Çocukların cildi yetişkinlere göre çok daha ince. Yetişkin için hafif olan bir sıcaklık, çocukta saniyeler içinde derin yanıklara yol açabilir” dedi.
Özellikle 6 yaş altındaki çocuklarda bir fincan sıcak çayın bile ömür boyu sürecek fiziksel ve psikolojik izler bırakabileceğini belirtti.
Ev kazalarına dikkat çeken Şencan, çocukluk çağı yanıklarının yüzde 80’inden fazlasının sıcak sıvılarla haşlanma sonucu meydana geldiğini söyledi.
Bunu sıcak cisim temasları ve elektrik yanıkları takip ediyor. Ayrıca temizlikte kullanılan kimyasal maddelerin de ciddi yanıklara yol açabildiği ifade edildi.
Yanıkların ciltte oluşturduğu hasarın derinliğine göre sınıflandırıldığını belirten Şencan, yüzeysel yanıkların genellikle iz bırakmadan iyileştiğini, ancak derin yanıklarda cerrahi müdahale ve deri nakli gerekebildiğini söyledi.
Yanık sonrası en önemli noktanın enfeksiyondan korunma ve doğru bakım olduğunun altını çizdi.
Toplumda yaygın olan yanlış uygulamalara da değinen Şencan, yanık üzerine yoğurt, diş macunu ya da salça sürmenin ciddi hatalara yol açtığını belirtti.
Doğru ilk müdahalenin, yanık bölgesini 15-20 dakika boyunca oda sıcaklığında su altında tutmak ve ardından temiz bir örtüyle kapatarak sağlık kuruluşuna başvurmak olduğunu söyledi. Buz uygulamasının ise zararlı olduğu vurgulandı.
Uzmanlara göre evde basit bir yanık ilk yardım seti bulundurmak hayati önem taşıyor. Bu set içerisinde steril gazlı bez, sargı bezi, temiz örtü, ağrı kesici şurup ve yanık kremleri bulunmalı.
Şencan, yanıkların sadece fiziksel değil psikolojik etkiler de bıraktığını belirterek, çocukların özgüven kaybı ve sosyal kaygı yaşayabildiğini ifade etti. Bu nedenle tedavi sürecine psikolojik desteğin de dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Yanıkların büyük ölçüde önlenebilir olduğuna dikkat çeken Şencan, ailelere şu uyarılarda bulundu:
Prof. Dr. Arzu Şencan, sözlerini şu uyarıyla tamamladı:
“Çocukluk çağı yanıklarının neredeyse tamamı önlenebilir. Bir anlık dalgınlıkla oluşan bu kazalar, çocukların hayatında kalıcı izler bırakabilir. Ancak basit önlemlerle bu risklerin büyük kısmını ortadan kaldırmak mümkün.”