İstanbul’da Beylikdüzü ilçesinde Belediye Başkanlığına seçilen sayın Ekrem İmamoğlu pek de bugünkü gibi tanınan biri değildi.
Ancak CHP İstanbul Büyükşehir’e aday olunca çok başarılı bir tanıtım çalışmasıyla artık tanınmaya başladı.
Sonraki dönemlerde de yürüttüğü seçim öncesi ve sonrasındaki PİAR ve propaganda kampanyaları ile artık gündemlerde olmaya başladı.
Türkiye gezileriyle adeta İstanbul Belediyesi başkanı değil, yarın ki seçimin Cumhurbaşkanı adayı gibi hep çalıştı.
Bunu da sayın Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığından sonra bugünlere gelmesiyle örnekledi.
Yalnız atladığı büyük yanlış!
Orada, RTE’nin İstanbul ile çöp, çamur ve çukurdan başarılı kurtuluş, bol suya kavuşturma mücadelesi, imar eserleri başarılarının hikayesi var.
Ekrem İmamoğlu, son kurultaylarında da Cumhurbaşkanlığı adaylık işini garantilemek için Özgür Özel’i CHP Genel Başkanı olması için ikna etti.
Para, döviz dağıtıldı iddiası ile şaibeli hale gelen bu kurultayda şu an mahkemelik oldu.
CHP içinden tepkiler aldı ve bazı delegelerin ihbarları ile kurultayın iptal edilip edilmeyeceği tartışılıyor.
İkinci olay ise;
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki yolsuzluk ve hırsızlık iddiaları ile örgütlü bir hareket mi? Kimler bu işler içerisindedir diye savcılık soruşturmaları başladı.
Şu anda da tutuklanan başkan dahil birçok bürokrat ve partililer var.
Üçüncü olay ise;
Geçersiz ve iptal edilen Üniversite diploması.
Dördüncü iddia da;
Beylikdüzü Başkanlığı döneminde yaşanan olaylar.
Bu iddia ve olayların hepsi adliyelik.
Henüz kesin açıklanan bir iddianame, savcılık tarafından mahkemeye sunulmadı.
Sadece diploma iptali oldu. Onun için de galiba açtıkları bir dava var.
Sayın İmamoğlu’nun bu son olaylardan öncesi de çeşitli devam eden onanmayı bekleyen ve mahkum olduğu mahkeme kararları var.
Bu kadar izahatı şunun için yaptım.
Sayın CHP Genel Başkanı, partisinin İstanbul Belediye Başkanını tabii ki savunup arkasında duracaktır.
Fakat.
Burada aklıma gelen sorular var.
Herhalde Özgür Bey -100 yılı aşmış geçmişi olan kurucu partiyiz, Atatürk’ün partisiyiz- diye övündüğü CHP’nin geleceğini terazinin bir kefesine, diğerine de İmamoğlu’nu koyup tartmıştır diye düşünüyorum.
Şimdilik tartısının sonucu, ağır basan İmamoğlu olmuş görünüyor.
Çünkü defalarca Silivri ziyareti ve kürsülerden söylemleri bunu açıkça gösteriyor.
Bu kadar delil ve iddia var deniliyor ve tartışılıyor.
Biz bunların ne derece gerçek veya ceza gerektirecek haller olduğunu kendisi kadar bilemeyiz.
Adı geçenleri, kendi partisi içinde araştırıp en doğrusunu öğrenme imkanı vardır diye düşünüyorum.
Sayın Özgür Özel’in bu olaylar karşısındaki tavır ve tutumu kendi iradesi.
Adaletin kararı sonrasında, kendini yani Genel Başkanlığını kuvvetlendirir veya yok eder. Kendinin siyasi geleceğini bağlar.
Fakat partisi CHP’nin, ilk seçime gelemeden, gücünü yok ederse, partisine seçimden önce ağır mahcubiyet ve leke sürdürmüş olursa, Atatürk’ün partisine bunları yaşatırsa, ne olur bilinmez.
Onu da CHP’ye gönül verenler düşünsünler.
Değerli başkanım ekrem’in müdafaa buna her silivri’ye gittiğinde diyor ki eğer beni kurtarmazsan seni de yakarım onun için her yerde ciyak ciyak bağırıyor hırçınlaşıyor