İşi gücü bıraktık başka derdimiz, sıkıntımız yokmuş gibi.
‘Yabancı hakem’ aşağı, ‘Yabancı hakem’ yukarı.
Madem bir kez yaptınız bu maça yabancı hakem verin, niye?
Elinizde, çok istekliydiniz. Beşiktaş’ın nesi eksik? Türk hakem verilecekmiş, öyle deniyor.
Sevineyim mi bilemedim. Ne günlere kaldık.
Hoş, yabancı hakem gelmeden önce de ‘Gelmeyecek, bizim gençlerimiz var’ denmişti. Geldi, şimdi de öyle olabilir.
Karar değişebilir. Beşiktaş tarihi fırsatı kaçırdı, oysa.
‘Fark etmez, biz çıkar Beşiktaş gibi oynarız’ pekâlâ da diyebilirlerdi. Mazisine yakışırdı, olmadı.
Yabancı kelimesi ırkçılık anlamında değil, vatandaşlığa göredir. Dışardan başka ülkeden, özel istek ve izinle gelen hakemdir, yabancı olan.
Almanya Hessen Kassel’de hakemler yetişiyor. Orada doğan, yaşayan evlatlar, içlerinde Türk olanlar da var. Şimdi ülkemize gelirlerse, yabancı hakem mi olacaklar.
Belki de on yıl sonra ülkemizde maç yönetecekler. Kime özeller, kime yabancılar. On dört yaşındaki en küçükleri Ege Orhan, ilk maçına çıktı. Hepsini kutlarım, hayırlı uğurlu olsun.
Hakem eğitmenleri Tobias Lecke, Eobin Wiesner ile Ömer Demiray. Aday hakem kursuna 31 genç katıldı. İkisi kadın, dört de Türk hakem mevcut.
Lisans numaralarımız soyadına göre alfabetik sıralamaya göre verilmişti.
Alay Arda, Alhanash Elias, Anders Marlene, Bechtel Tobias, Bodem Fabian, Böttcher Fynn Mikka, Brand Louisa, Demiray Emirhan Ali, Donis Alexander, Donis Oskar, Fehlbier Jonas, Ilya Arkhangelskiy, Kasem Abdullah, Köhler Valentin, Masaru Mihai Aurel, Oktay Poyraz, Örnek Fırat, Qadiri Isak, Rasekh Tamim, Salehi Mohammad Sekandar, Salehi Walid, Schönemann Andreas, Schönemann Josh Hendrik, Strack Julius Sebastian, Tautermann Thomas, Tautermann Tim, Niewöhner Max, Becker Rune, Kring Lukas ile Ahmed Mohamed Musab.
Sporu çok seven, hakemlere değer veren Başkonsolos Erdinç Evirgen, desteğini sürdürüyor. Bu çok önemli. Bizde de böyle olmalı, maalesef bazı yerlerde pek olmuyor.
Demiray aynı zamanda bölgesinin hakem kurulu başkanı. Ömer hocam, kardeşim şimdi yabancı mı?
Kuruldaki arkadaşları Parparim Dervisi başkan yardımcısı, Tobias Lecke baş eğitmen, Yannik Pape de basın sorumlusu.
Kurul üyeleri de İsmail Tök, Robin Wiesner, Marius Naumann, Canice Uhl ile Christian Sinning. 185 hakem faal.
Bizde olsa. Sizli bizli oldu biraz, pardon. Hakemlik bir ailedir, grup, siz biz, o bu şu, yerli yabancı olmaz, olmamalı.
Layıkıyla yapan başımızın tacıdır. İnsanlık onuru, layıkıyla, hakkıyla, emekle, yürekle yapılır, yapılmalıdır. Yabancılık ise teferruattır.
Yeter ki hakemliğe yabancı olmasın. Saha, sayı, kurallar, oynayanlar aynı hepsi insan. Ömer hocamın kardeşimin oğlu da hakem, Emirhan Ali Demiray. Ne yani şimdi, ikisinden biri yapamayacak mı? Ya baba Demiray başkanlığı bırakacak bilgisini, tecrübesini aktaramayacak. Ya da evlat Demiray, daha çok olan genç yaşında yolun başında babası var diye hakemlik yapamayacak, başlayamayacak bile.
Bizim güzel yurdumuzda böyle oldu da. Birbirine güvenleri kalmadı. Daha doğrusu güven bırakmadılar.
Arandı çoğu baba oğul. Zararı sonraki nesil çekiyor.
Dayısı, halası, amcası bile hakemlik yapan, bir sıfır önde başladı aradaki farkı da çok aştılar, hadlerini de. Çok da hak yediler.
Yetenek yoksa dürtmenin anlamı yok ki. Şimdi çekiyoruz acısını, hakemsiz kaldık.
Daha doğrusu çok akraba doluydu, şimdi de hakeme hasret kaldık.
Resmen ‘hakemliğe yabancı’ kaldık, hayrını görün. Tabi yabancı hakem gelir, anladınız mı şimdi?