
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İzmir’de yaklaşmakta olan büyük bir çöp krizine dikkat çekerek yerel yönetimleri sert bir dille eleştirdi. Kaya, Bakanlığın tüm desteğine rağmen yerel yönetimlerin gerekli adımları atmadığını ve şehrin ciddi bir yönetim kriziyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Mahmut Atilla Kaya’nın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde:
İzmir’de çöp sorununun kapıda olduğunu belirten Kaya, “1 ay içerisinde İzmir’de yine çöp kriziyle karşı karşıya kalacağız. Bunun tek sebebi, Bakanlığın tüm desteğine rağmen 6 aydır ağustos böceği gibi yan gelip yatan yerel yönetimlerdir” ifadelerini kullandı.
Kaya, İzmir’de üretilen günlük çöp miktarı ile mevcut tesislerin kapasitesi arasındaki devasa uçuruma dikkat çekerek şu verileri paylaştı: Kış aylarında günlük yaklaşık 5.000 ton, yaz aylarında ise 6.000 tona yakın çöp üretiliyor. Ödemiş ve Bergama’daki iki tesisin toplam kapasitesi yalnızca 2.200 ton.
Geriye kalan binlerce tonluk çöp yükünün yıllardır Harmandalı’da “çağ dışı vahşi depolama yöntemiyle” bertaraf edilmeye çalışıldığını ancak artık Harmandalı’nın miladını doldurduğunu belirten Kaya, alternatif çözümlerin de tükenmek üzere olduğunu söyledi.
İzmir’in çöplerinin gönderilmeye başlandığı Manisa’da, Belediye Başkanı’nın “Artık yeter, kendi çöpünüzü kendiniz depolayın” diyerek duruma tepki gösterdiğini hatırlatan Kaya; kapasitesinin üstünde yüklenen Bergama ve Ödemiş tesislerinin de yakında Harmandalı ile aynı kaderi paylaşacağını ve krize sürükleneceğini ifade etti.
Bakanlık ve yerel yönetim arasında İzmir’de 3 yeni tesis yapılması noktasında bir uzlaşmaya varıldığını dile getiren Kaya, bu mutabakatın üzerinden 6 ay geçmesine rağmen yerel yönetimlerce çözüm adına hiçbir somut adım atılmadığını vurguladı.
Yerel yönetimin vizyonsuzluğunu eleştiren Kaya, sözlerini şu sorularla ve sert eleştirilerle tamamladı:
“Her gün ortaya çıkan 6.000 ton çöpün, Ödemiş ve Bergama kapasitesi dışında kalan 3.800 tonunu ne yapacaksınız? Bu şehri çöp dağlarına mı mahkum edeceksiniz? İzmir’in yıllarını plansızlıkla, vizyonsuzlukla, günü kurtarma siyasetiyle heba ettiniz. Şimdi ortaya çıkan tablo tam anlamıyla bir yönetim krizidir.”