
Osmanlı Kadını Roma Lahdinde:
Aydın Arkeoloji Müzesi’nde Tarihe Saygıyı Zedeleyen Skandal
Aydın’da yürek burkan bir tarih hikâyesi, yıllar sonra kamuoyunun dikkatini çekti. Bir zamanlar yaşayan, seven, belki de savaşlara ağıt yakan bir Osmanlı kadınının kemikleri, ait olmadığı bir medeniyetin taş lahdi içinde, süslenmiş bir şekilde sergileniyor. Üstelik 15 yıldır.
Aydın’ın merkezinde, bir otelin inşaatı sırasında yapılan kurtarma kazısında bulunan kadın iskeleti, uzmanlar tarafından yaklaşık 300-350 yıllık olarak değerlendirildi. Bu iskeletin, ‘Geç Osmanlı’ dönemine ait olduğu tespit edildi. Ancak tüm bilimsel ve etik kuralları hiçe sayan bir kararla, bu iskelet, Aydın Arkeoloji Müzesi’nde Roma dönemine ait taş bir lahde yerleştirildi. Sadece bununla da kalınmadı: Üzerine döneme ait olmayan takılar takıldı, saçına süsler kondu. Ve bu kadın, sanki başka bir çağdanmış gibi sergilendi.
Yüzyıllar önce yaşamış bir Osmanlı kadınının kemiklerinden bugüne kalanlar, adeta bir tarih makyajıyla gizlendi. Belki Anadolu’nun sıcağında çalışan, belki de ailesini doyurmaya çalışan bir kadındı o. Şimdi ise hiç ait olmadığı bir taş lahit içinde, geçmişi tahrif edilerek binlerce insanın gözleri önünde sergileniyor.
Ne onun duası alındı ne de mezarına saygı gösterildi. Belki de göğe baktığında yıldızlara kendi adını fısıldayan bu kadın, şimdi sahte bir kimliğe mahkûm edildi. Tarih, onu mezarından çıkarıp başka bir kültürün parçası gibi gösterdi. Ve bu, sessiz bir çığlık gibi 15 yıl boyunca devam etti.
Arkeoloji çevreleri bu uygulamayı büyük bir skandal olarak nitelendiriyor. Uzmanlar, her iskeletin kendi kültürel ve tarihsel bağlamında korunması gerektiğini vurguluyor. Ancak burada, geçmişin suskun tanığı olan bir insan kalıntısı, tarihsel bir fanteziye dönüştürülmüş durumda.
Kültürel miras sadece taş ve topraktan ibaret değildir. İnsan kalıntıları, geçmişin en mahrem tanıklarıdır. Onları ait olmadıkları yerlere yerleştirmek, geçmişe karşı büyük bir saygısızlıktır.
Olayın ortaya çıkmasının ardından sosyal medyada ve yerel çevrelerde büyük bir tepki oluştu. Pek çok vatandaş, “Bir Osmanlı kadını neden Roma lahdinde yatsın?”, “Bu saygısızlık hem insana hem tarihe” gibi yorumlarda bulundu.
Özellikle bölge halkı, müzede yıllardır süren bu uygulamanın açıklığa kavuşturulmasını istiyor. Bazıları bu durumu, “Bir insanın cenazesini başka birinin mezarına koymak gibi” değerlendiriyor. Kimileri ise durumu daha trajik bir dille özetliyor:
“O kadının bir mezarı vardı. Şimdi bir vitrin dekoru oldu.”
Aydın Arkeoloji Müzesi yetkililerinden henüz resmi bir açıklama gelmiş değil. O dönemde görev yapan uzmanların kararını neye dayandırdığı bilinmiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da konuya ilişkin herhangi bir soruşturma başlatıp başlatmadığı kamuoyuna açıklanmadı.
Ancak tarih susmuyor. Belki de o kadın, lahit taşının soğukluğunda hâlâ ait olduğu toprağı özlüyor. Kendi zamanını, kendi dualarını, kendi ismini… Her ziyaretçinin önünden geçtiği o camekânın içinde, kimliğinden arındırılmış, makyajlanmış bir hatıraya dönüşmüş durumda.
Bu bir kemik yığını değil. Bu, geçmişin ta kendisi.
Ve tarih, hak ettiği gibi anlatılmalı.