Üstelik de arkeolog değil, yol mühendisi..
1864 yılında Ege’deki tren yolunda mühendis olarak geldi ve bir yıl içinde Bergama Akropolisi’ni keşfetti. Bu eser, onun iştahını kabartmıştı.
Hemen kaçak kazılara başladı. 1871 yılına kadar kazı izni almadan kazdı. İzin çıkana kadar Zeus Sunağını’nın pek çok parçasını Almanya’ya kaçırmıştı.
Berlin Müzesi Heykel Bölümü Müdürü Alexander Conze’ya yazdığı mektupta, bu hırsızlık çok net bir şekilde itiraf edilmiş.
Ve gemilerle kaçırılan bu olağanüstü güzellikteki eser, şimdi Berlin Müzesi’nde sergilenmekte. Her yıl yüzbinlerce kişi tarafından gezilmekte.
Bu hırsız, koskocaman eseri çalmış ve Almanya’da kahraman ilan edilmiştir.
Osmanlı’nın o dönemki zayıflığından istifade edilmiş. Osmanlı daha sonra mahkemelerde dava açsa da atı alan Üsküdar’ı geçmiş…
Bundan sonrası daha da ilginç..
Bu aşağılık hırsız, 12 Nisan 1896’da İzmir’de ölmüş.
İzmir’İ ve Ege’yi öylesine benimsemiş ki, cenazesinin ülkesine gitmesini istememiş.
Cenaze İzmir’in Konak ilçesindeki Gürçeşme Katolik mezarlığına gömülmüş ama oradan da yol geçince, mezar yine İzmir Konak Kapılar’daki Aya Vukla (Agios Vauklos) kilisesinin bahçesine taşınmış. (O yıllarda kilise, Arkeoloji Müzesi deposu olarak kullanılmaktaydı)
18 Mart 1954.. Alman Başbakanı Konrad Adenauer ülkemizi ziyarete gelir.
Ne yazık ki Başbakan Menderes bu ricaya hayır diyemez ve mezarın Bergama’daki Zeus Sunağı’na nakli gerçekleşir.
Bir hırsızın soyduğu evin ya da işyerinin bahçesine gömülmesi akla ziyan bir konu.
Carl Humann, soyup soğan çevirdiği Zeus Sunağı’na gömülmüş.
Carl Humann’ın mezarı şimdi Bergama Zeus Sunağı’nın söküldüğü topraklarda.
Bu mezarı burada istemiyoruz. Alın hırsızınızı verin sunağımızı.
Gelecek yazımızda başka bir Alman hırsızını anlatacağım.
Sayın Metin Biniş
Makalenizle verdiğiniz doğru mesajı çok beyendim.Tebrik ediyorum.
Ramazan Bayramınızı kutlar sağlık ve esenlikler dilerim.
Carl Human …zamanında yönetmelikte çıkan eserin üçte biri devletin ..üçte biri arsa sahibinin….kalanı hafredenin yani kazanın….Human devletin payını araya diplomasiyi de sokup….20 bin frank a satın alıyor….
Devlet de izin veriyor yurt dışına çıkmasına…
Develerle kervan olarak bergamadan limana inerken , halk karşı çıkıyor , konu Dersaadete intikal ediyor, gelen paşa, bunlar altın değil, taş…deyip , taşınmasına izin veriyor…
Bu nedenle hırsıza götür diyen 1878 deki saltanat….