
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, bu önemli gün vesilesiyle yapmış olduğu açıklamada 28 Şubat’ın etkilerini, TÜSİAD’ın tutumunu ve sürecin İzmir’deki yansımalarını değerlendirdi. Kaya, “Türk siyasi tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olarak kaydedilen 28 Şubat 1997 sürecinin üzerinden tam 28 yıl geçti. “Postmodern darbe” olarak adlandırılan bu süreç, siyasi, sosyal ve ekonomik açıdan derin izler bırakmış, milyonlarca vatandaşımızın hayatını olumsuz etkilemiştir” dedi.
AK Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte 28 Şubat sürecinin izlerinin silindiğini ve Türkiye’nin demokrasi yolculuğunda önemli adımlar atıldığını savunan AK Parti İzmir Milletveki Mahmut Atila Kaya şu ifadeler kullandı;
“28 Şubat sürecinin “bin yıl süreceği” iddia edilmişti. Ancak, 3 Kasım 2002’de milletimizin iradesi ile AK Parti iktidara gelerek bu karanlık dönemi sona erdirdi. 28 Şubat sadece bir siyasi müdahale değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal anlamda büyük yıkım getiren bir süreçti. Yolsuzluklar, usulsüzlükler ve hortumlamalar sonucu ülke ekonomisi büyük zarar gördü. Eğitimden kamuya kadar birçok alanda, bin yıllık medeniyet değerlerimiz hedef alındı ve toplum üzerinde derin baskı oluşturuldu.Hak, hukuk ve adalet kavramlarının yok sayıldığı bu süreçte, demokrasiye yönelik büyük bir darbe vuruldu.
AK Parti, Türkiye’nin demokrasi yolculuğunda geri dönülmez bir kavşağa sokarak 28 Şubat’ın izlerini silen birçok reform hayata geçirdi. Türkiye, darbe ve müdahalelere karşı direnen bir demokrasi kültürünü bu süreçte daha da güçlendirdi. 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 ve 15 Temmuz 2016 gibi demokrasiye darbe vuran müdahaleler, millet iradesinin önünde sonunda galip geldiğini gösterdi. 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimine karşı milletimizin gösterdiği destansı direniş, bundan sonraki süreçte de darbelere karşı durulacağının en büyük kanıtı oldu.”
Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, 28 Şubat sürecinde bazı sendikalar, odalar, dernekler ve vakıfların darbe çığırtkanlığı yapmaktan geri durmadığını, bu grupların başında TÜSİAD’ın geldiğini ifade etti. Kaya, “O dönemde sivil siyasete muhtıra verilmesine destek veren TÜSİAD, postmodern darbenin “silahsız kuvvetleri” olarak anıldı” derken son dönemde yapılan açıklamalarla, vesayet özlemi taşıyan bir tutum ve demokrasiye müdahale niteliği sergilendiğini ileri sürdü.
Milletvekili Kaya, TÜSİAD’ın açıklamalarından sonra, İzmir’de de benzer bazı seslerin yükseldiğine şahit olduklarını belirtti. İzmir’in demokrasi kültürüne bu açıklamaların yakışmadığını vurguladı. Kaya, İzmir’in özgürlükçü yapısına zarar veren her türlü vesayet söylemine karşı durulması gerektiğini ifade etti. CHP’nin tarih boyunca darbelerle yan yana anıldığını ve vesayetçi yapısını sürdüren anlayışının olduğunu belirterek, TÜSİAD’ın açıklamalarının CHP Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel tarafından sahiplenildiğini de kaydetti. Vekil Kaya, AK Parti, Türkiye’de özgürlüklerden ve demokratik değerlerden yana olmaya devam edeceğini, son 23 yılda ilmek ilmek oluşturulan demokrasi ortamının korunacağını vurguladı ve vesayetçi zihniyetin yeniden hortlamasına izin verilmeyeceğini ifade etti.