
Aydın’da yaralı halde bulunan saz kedisi, İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda yaklaşık altı ay süren tedavi ve rehabilitasyon sürecinin ardından sağlığına kavuşarak yeniden doğal yaşam alanına bırakıldı.
Geçen yıl 27 Ağustos’ta Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) ekipleri tarafından yaralı olarak tespit edilen saz kedisi (Felis chaus), tedavi edilmek üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Doğal Yaşam Parkı Kliniği’ne götürüldü. Yapılan klinik ve radyolojik incelemelerde hayvanda kalça çıkığı, sağ femurda parçalı açık kırık ve kalça bölgesinde kırıklar bulunduğu belirlendi. Ayağa kalkamadığı ve arka bacağını sürüyerek hareket etmeye çalıştığı gözlenen hayvanın genel durumu, yoğun bakım ve destekleyici tedavilerle iyileştirildi.
İleri ortopedik cerrahi müdahale, yoğun bakım uygulamaları ve kontrollü rehabilitasyon sürecinin ardından yeniden ayağa kalkabilen saz kedisinin doğal davranışları, gece görüşlü ve harekete duyarlı kameralar aracılığıyla takip edildi. İnsan temasının en aza indirildiği bu süreçte hayvanın hareket kabiliyeti, refleksleri ve doğada yaşamını sürdürebilme becerileri uzmanlar tarafından değerlendirildi. Yapılan gözlemler sonucunda doğaya dönmeye hazır olduğu belirlenen saz kedisi, DKMP ekipleriyle koordinasyon içinde doğal yaşam alanına salındı. Hayvanın koşarak bölgeden uzaklaştığı görüldü.
Türkiye’de Akdeniz ve Ege bölgelerinde, özellikle Gediz Deltası ve Büyük Menderes Deltası çevresindeki sulak alanlarda görülen saz kedisi; sazlık, bataklık, nehir kıyıları ve deltalar gibi suya yakın habitatlarda yaşıyor. Genellikle yalnız yaşayan ve alacakaranlık ile gece saatlerinde aktif olan tür, yüzme yeteneğiyle dikkat çekiyor. Kemirgen popülasyonunu kontrol altında tutarak tarım alanları ve ekosistem dengesi açısından önemli bir rol üstleniyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Doğal Yaşam Parkı’nda yürütülen çalışmalar kapsamında, sahipsiz hayvanların yanı sıra yaralanan yaban hayvanlarının da tedavi edilerek yeniden doğal ortamlarına kazandırılmasına yönelik faaliyetlerin sürdüğü bildirildi. Bu çalışmaların biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sağlamayı amaçladığı ifade edildi.