
İzmir Körfezi’nin kalbinde, binlerce göçmen kuşun ve deniz canlısının sığınağı olan ama zamana karşı direnen Homa Dalyanı için kritik bir dönüm noktasına girildi. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı liderliğindeki üst düzey heyet, bölgenin kaderini değiştirecek dev restorasyon projesini yerinde incelemek üzere gizemli bir keşif yolculuğuna çıktı.
İzmir Kuş Cenneti’nin neredeyse yarısına ev sahipliği yapan ve Ege Üniversitesi’ne tahsisli olan Homa Dalyanı, sadece bir sulak alan değil; doğanın en hassas dengelerinden birini barındıran devasa bir ekosistem. Rektör Prof. Dr. Musa Alcı öncülüğündeki heyet (Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, Menemen Belediye Başkan Yardımcısı Ferhat Uysal ve üniversite üst yönetimi), ilk olarak Ziraat Fakültesi’nin teknolojik ve tarımsal üretim üssü olan Menemen Araştırma, Uygulama ve Üretim Çiftliği’ni inceledi. Ancak asıl heyecan verici durak, doğanın geleceğinin masaya yatırıldığı Homa Dalyanı oldu.

Kıyı şeridinde yaşanan fiziki bozulmalar ve doğanın aşınması, bilim dünyasını harekete geçirdi. Bölgenin geleceğini kurtarmak adına hazırlanan Homa Dalyanı Kıyı Kordonu Restorasyonu projesinin detaylarını, Proje Denetçisi Doç. Dr. Ortaç Onmuş açıkladı.
Doç. Dr. Onmuş, projenin arkasında çok güçlü bir iş birliği ağı olduğunu belirterek şu çarpıcı detayları paylaştı:
“Bu proje, sadece bir çevre temizliği değil; dalyan ekosisteminin yok olmasını önleyecek ve kendi kendini iyileştirmesini sağlayacak bir doğa mücadelesidir. Kıyı sistemindeki bozulmaları gidermek amacıyla; kıyı stabilizasyonu, kontrollü dolgular, kıyı kordonunun yeniden şekillendirilmesi ve sediment düzenlemeleri gibi çok hassas mühendislik ve biyoloji çalışmaları yürütüyoruz.”
Homa Dalyanı’nı eski ihtişamına kavuşturarak geleceğe miras bırakmayı hedefleyen bu dev projede; Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Ege Şehir Yapı Planlama, S.S. Aliağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü el ele verdi.
Doğanın kendi dinamikleri içinde sonsuza kadar var olmasını hedefleyen bu hummalı çalışmanın, İzmir’in ve dünya göç yollarının geleceğini nasıl şekillendireceği ise şimdiden büyük bir merak konusu.
Doğa, insan eliyle bozulan dengesini, yine bilimin ışığında geri kazanmaya hazırlanıyor.