DOLAR
47,3817
EURO
54,2849
ALTIN
6.166,49
BIST
13.501,55
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Açık
35°C
İzmir
35°C
Açık
Perşembe Açık
35°C
Cuma Açık
35°C
Cumartesi Açık
35°C
Pazar Parçalı Bulutlu
33°C

AK Partili Atmaca, Bayındır Süt’e soruşturma istedi

AK Partili Atmaca, Bayındır Süt’e soruşturma istedi
27.01.2025 13:03
A+
A-

AK Partili Atmaca, Bayındır Süt’e soruşturma istedi

“Halk sağlığını tehlikeye atanlar cezalandırılmalıdır”

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Uğur İnan Atmaca, Bayındır Süt’te ruhsat olmadan üretim yapıldığını ileri sürerek, “Halk sağlığını kitlesel olarak tehlikeye atanların mutlaka gerekli cezaya çarptırılması gerekir” dedi.

Eski Başkan Tunç Soyer döneminde açılan ancak geçenlerde çalışanlarına ücretsiz izin verilerek üretimine ara verilen Bayındır Süt Tesisleri için soruşturma açılmasını isteyen Atmaca, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi işletmesinde görevini yerine getirmeyerek bir skandala imza attığını ifade etti. “1. Sınıf GSM ruhsatı vermekle ve denetlemekle görevli İZBB, 2 yıldır faaliyet gösteren Bayındır Süt İşleme Tesisi, GSM (gayri sıhhi müessese) ruhsatı olmadan süt ve süt ürünlerini işleyip satmak suretiyle halk sağlığını tehlikeye atmıştır” diyen AK Partili Uğur İnan Atmaca, “Büyükşehir’in, görevlerini kendi işletmesinde ihmal ederek kasten yerine getirmemesi büyük bir skandal olmakla beraber, halk sağlığını kitlesel olarak tehlikeye atanların mutlaka gerekli cezaya çarptırılması gerekir” şeklinde görüşlerini açıkladı.

Sürece dikkat çekti

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Uğur İnan Atmaca, Bayındır Süt’te sürece dikkat çekerek şu yazılı açıklamayı yaptı;

“İztarım A. Ş. 14.10.2024 tarihli soru önergemize verdiği cevapta; “Bayındır Süt İşleme Tesisi 11.01.2023 tarihinde faaliyete geçmiştir. İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümleri doğrultusunda gerekli tüm yasal işlemler tamamlanmıştır.” Denilmektedir.

Bizim soru önergemizin tarihi 14 Ekim 2024, İZBB’nin Bayındır Süt İşleme Tesisi’ne İŞYERİ AÇMA VE ÇALIŞMA RUHSATI yerine verdiği 1 yıl süresi olan “DENEME İZİN” belgesinin tarihi 10 Ekim 2024.

“DENEME İZİN” evrakın tarihi bizim soru önergemizden sadece 4 gün öncesine ait, yani biz önerge verdikten sonra, İŞYERİ AÇMA VE ÇALIŞMA RUHSATI alma şartlarını taşımayan tesise mecburen verilen “DENEME İZİN” evrakının geriye dönük olarak hazırlanmış olma ihtimali göz ardı edilmemeli. Ödemiş Et Entegre Tesisi’nin ise ruhsatının olmadığı, bu yüzden tesisin bakım adı altında faaliyetlerinin sonlandırıldığı gelen duyumlar arasında.

Asıl skandal ise, Bayındır Süt İşleme Tesisi’nin 2 yıdır GSM (gayri sıhhi müessese) ruhsatı olmadan faaliyet göstermiş olması! İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı vermek ve denetlemekle yükümlü olan İZBB’nin kendi işletmesi 2 yıl ruhsatsız çalışmış. Üstelik bu işletme gıda üretimi yaptığı için halkın sağlığını doğrudan tehdit etmiş!

Burada üretilen süt ve süt ürünleri İZBB iştiraki olan İztarım’ın kurduğu “HALKIN BAKKALI ve HALKIN KASABI” işletmelerinde İzmir’li hemşerilerimiz tarafından satın alınarak tüketildi. Bu şekilde ruhsatsız ve denetimsiz çalışan adeta merdiven altı bir işletme AK Partili belediyeye ait olsaydı, hiç şüphesiz bütün Türkiye ayağa kalkardı.

Halkın sağlığını hiçe sayan ve ruhsatsız üretime sessiz kalan geçmiş dönem İZBB ve İZTARIM yöneticileriyle, bu dönemde de 7 ay ruhsatsız üretime sessiz kalan İZBB ve İZTARIM yöneticileri hakkında işlem yapmak üzere Tarım İl Müdürlüğü , Sağlık İl Müdürlüğü ve Savcıları göreve davet ediyorum. Bu konunun sorumluları hakkında derhal idari ve hukuki soruşturma başlatılmalıdır.

350 milyon Liranın üzerinde bir yatırımla kurulan 100. Yıl Bayındır Süt İşleme Fabrikası. 2023 yılında ilk deneme üretimi yapıldığı süreçte yapılan açıklamada; “Çiftçiden alınacak sütlerin bir kısmı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Süt Kuzusu” projesiyle yurttaşlara ulaştırılacak.” Denilmişti.

Yazılı soru önergemize verilen cevapta ne hikmetse süt kuzusu projesi kapsamında İZBB’ye herhangi bir teslimat yapılmadığı yazmaktadır. Belediyemizin SATIN ALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI MAL ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ihalelerini incelediğimizde, süt ürünleri alımlarında maalesef İZTARIM ile ilgili herhangi bir İZ bulamadık. Belediyemizin diğer şirketlerinin alımlarında da, İlçe Belediyelerimizin alımlarında da İztarım’a rastlamadık.

Mal alımları şube müdürlüğü 26.06.2024 tarihinde Tire Süt Kooperatifi’nden 1-5 yaş çocuklara dağıtılmak üzere 112.743.750 TL alım yapmış.

Bu alım neden İztarım’dan yapılmadı? İztarım’ın Ödemiş Et Entegre Tesisi hakkındaki soru önergemize verdiği cevapta ise; “Mevcut ekonomik koşullar ve geçmişten gelen borçlanmalar nedeniyle Ödemiş Et Entegre Tesisi’ne yapılan et sevkiyatları ve satın alımlar, borçlanma riskini artırmamak ve kaynak yetersizliği nedeniyle durdurulmuştur. Ayrıca, tesisin bakıma alınması nedeniyle alınan ürünlerin işlenemeyecek olması da sevkiyatların durdurulmasının bir diğer nedenidir.” Denilmektedir.

İZBB Satın Alma Dairesi Başkanlığı Mal Alımları Şube Müdürlüğü’nün 2024/1149772 İKN ile 23.09.2024 tarihinde pazarlık usulüyle Kütahya’dan 25.495.000.- Tl tutarında kırmızı et alınmış. Neden bu alımları İztarım üzerinden yerel üreticimizden gerçekleştirmedik?

Belediyelerimiz, belediyelerimizin aş evleri ve belediye şirketlerimiz et tedariklerini neden İztarım’dan gerçekleştirmiyor? Böylece sermaye artışına da gerek kalmaz ve üreticiye olan borçlar da kolayca ödenir.

Sıkıntının çözümü için ne yapılması düşünülüyor sorumuza ise; “Mevcut borç yükü yeni bir borçlanma yapılmadan kontrol altına alınmıştır. Tedarikçilere olan borçların ödenmesinden sonra halkımıza kaliteli ve güvenilir et ve et ürünleri tedariği başlatılması planlanmaktadır.” Denilmektedir.

16.12.2024 tarihinde 320 tonluk “çiğ et ve et ürünleri” alım ihalesinde almayı planladığınız et ve et ürünlerinin dökümü aşağıda yazılmış olup, yaklaşık değeri 175 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor. Kütahya’dan pazarlık usulüyle alınanla beraber et alımına yaklaşık 200 milyon TL kaynak ayrıldığı görülmektedir.

16.12.2024 tarihinde yapılan ihalede; 122.500 kg DANA KIYMALIK ET 79.600 kg DANA KUŞBAŞILIK ET 7.800 kg DANA KONTRFILE 15.250 kg DANA ANTRIKOT 2.150 kg DANA BONFILE 21.060 kg KUZU KARKAS 3. Grup Dana Eti Ürünleri olarak 52.300 kg DOĞAL BAĞIRSAK SUCUK 6.250 kg İNEGÖL KÖFTE 8.600 kg KASAP KÖFTE 1.350 kg HAMBURGER KÖFTESİ satın alınması planlanmış.

Madem borçlanma ve ekonomik koşullar sebebiyle sevkiyat ve alımları durdurdunuz, Neden 16.12.2024 tarihinde 320 tonluk “çiğ et ve et ürünleri” alım ihalesine çıktınız? Hemen ertesi gün “yeterli rekabet ortamı sağlanamadığı için” bu ihaleyi iptal ettiniz, demek ki yeterli rekabet ortamı sağlansaydı bu alımları yapacaktınız.

İztarım A. Ş. ile ilgili EKAP platformuna bir göz attık, Sn Cemil Tugay döneminde ne kadar harcama yapılmış merak ettik. İstisnai kapsamda 10.247.264 TL, diğer ihale yöntemleriyle 21.622.244 TL alım yapılmış. Tabi mesele sadece bu 31 milyonluk alımlar değil, 6 kişilik yönetim kurulu ve yöneticilerin aldıkları maaşlar, kiralanan araçlar, kurulan saltanat düzeni var. Ve bu düzen aynen devam ediyor, ama her zaman olduğu gibi FATURA EMEKÇİYE KESİLİYOR.

Olan emekçilere oldu, 200 işçi ücretsiz izne çıkarıldı, her fabrika bir kale ise kaleleri batıranların hiç suçu yok mu? Bu fabrikayı 2 yıl ruhsatsız çalıştıranlar, makine ve ekipmanları İtalya’dan alanlar, milyonlarca liralık vidanjör hizmetini istisna kapsamında alanlar, velhasıl emanete ihanet edenler bedel ödemeyecek mi?

Yöneticilerin huzur hakları-maaşları kesilmeyecek mi? Genel Müdür ve diğer yöneticiler ücretsiz izine çıkarılmayacak mı? Tabiki hayır!

Özetle;

Yanlış yönetim anlayışınız sebebiyle 33 şirketin hepsi aynı durumda ve siz 12 milyar sgk borucunuzu ödemek yerine, şirketlerin bu kara deliklerini İzmir’li hemşerilerimizin parasıyla kapatıp saltanatınızdan ödün vermiyorsunuz. Sgk alacağını tahsil edince de engelleniyoruz türküsüne başlıyorsunuz.

Ya yeni bir yol açın, ya da yoldan çekilin…

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.