
Editörün Kaleminden analiz
Yine Ramazan ayı. Ve ölen siviller…
—
Önce Pakistan-Afganistan çatışması. Ardından İsrail ve ABD’nin İran’ı vurması.
Senaryo ciddi ve çok katmanlı bir çatışmayı kapsıyor.
—
Pakistan-Afganistan sınırı, tarih boyunca Taliban ve yerel militan gruplar nedeniyle hassastır. Peki çatışma genişlerse, bölgedeki mülteci hareketleri ve enerji nakil hatları tehlikeye girer mi?
İsrail ve ABD’nin İran’ı vurması, özellikle nükleer program ve bölgesel nüfuz üzerinden mi? İran’ın saldırıları genellikle ABD üsleri ve Arap müttefiklerini hedef aldı. Bu da Körfez ülkelerinde gerginliği artırır.
Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt gibi ABD ile yakın ilişkideki ülkeler, saldırı durumunda güvenlik önlemlerini artırır. Türkiye’nin doğrudan askeri olarak dahil olması olası değildir ama diplomatik ve lojistik olarak etkilenebilir.
Peki bu durum ne kadar sürer?
BM, NATO veya bölgesel koalisyonlar diplomatik baskı yaparsa çatışmalar haftalar içinde azalabilir. İran, ekonomik yaptırımlar ve lojistik sınırlamalar nedeniyle uzun süre açık savaş yürütemez. ABD ise operasyonları sınırlı tutmayı tercih edebilir.
Kısa da sürse, uzun da sürse, bölgesel gerilim devam etmez mi?
Türkiye nasıl etkilenir? Ne yapabilir?
Türkiye, coğrafi ve diplomatik olarak yakından etkilense de doğrudan askeri olarak savaşa girme olasılığı düşüktür.
Göç dalgalarından, doğal gaz ve petrolden olumsuz etkilenebilir. Yatırımlar, borsa ve döviz değişkenlik gösterirken, altın tarafı değerlenebilir.
Olası senaryolara göre bir süre sonra sınırlı ateşkes yapılır mı? İran’a yeni yaptırımlar gelir mi? Arabuluculuk Türkiye için bir fırsat olabilir mi? Diplomasiyi yürüterek kazanımlar elde edebilir mi?
—
Ez cümle Ortadoğu’da böyle de Dünya’da savaşlar patlak verirse, kıyamet senaryoları yazılır.
Mübarek Ramazan ayında, zülfüyâra dokunan, masumlara kıyan yanmaz mı?