
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın Urla’da muhtarlarla yaptığı toplantı, yerel hizmet başlıklarının yanı sıra dikkat çeken siyasi mesajlara da sahne oldu. Tugay’ın “Bazen bilerek önümüzü kapatacaklar ama ne olursa olsun çalışmaya devam edeceğiz” ve “İzmir’i karalamaya çalışanlar var” ifadeleri, toplantının en çok konuşulan bölümleri oldu.
Ancak Başkan Tugay’ın bu sözlerinde kimi ya da hangi kurumları işaret ettiği netlik kazanmadı. Somut bir örnek ya da açık bir adres verilmemesi, eleştirilerin hangi gelişmeye dayandığı sorusunu gündeme getirdi.
Tugay, bazı kesimlerin organize biçimde İzmir’i kötü göstermeye çalıştığını savunarak, kentin trafik, susuzluk ve kirlilik gibi sorunlarının başka şehirlerde de yaşandığını söyledi. “İzmir altındır, mücevherdir” sözleriyle kente sahip çıkma çağrısı yapan Tugay, İzmirlilerin bu söylemlere karşı durması gerektiğini ifade etti.
Ancak son dönemde İzmir’de altyapı, ulaşım ve çevre sorunları üzerinden yürüyen tartışmaların zaten kamuoyunun gündeminde olduğu biliniyor. Bu nedenle Başkan’ın “karalama” ifadesiyle eleştiri ile siyasi kampanya arasındaki çizgiyi nasıl tanımladığı da merak konusu oldu.
Toplantıda dikkat çeken bir diğer ifade ise “Bazı yerlerde birileri bilerek önümüzü kapatacak” sözleri oldu. Tugay, engellemelere rağmen çalışmaya devam edeceklerini belirtirken, bu engellemelerin idari, siyasi ya da bürokratik hangi düzeyde yaşandığına dair ayrıntı vermedi.
Yerel yönetimlerde merkezi idare–belediye ilişkileri, bütçe olanakları ve yetki paylaşımı zaman zaman tartışma konusu olurken, Tugay’ın açıklamalarının bu çerçevede mi değerlendirilmesi gerektiği netleşmedi.
Toplantıda sinekle mücadelede drone kullanımı, 30 yıllık içme suyu hatlarının yenilenmesi, asfalt ve kilit parke üretim tesisi planlaması gibi somut hizmet başlıkları da ele alındı. Ancak kamuoyunda en fazla yankı uyandıran bölüm siyasi içerikli mesajlar oldu.
Bu durum, yerel yönetim gündeminin teknik ve altyapı çalışmalarından ziyade siyasi tartışmalar üzerinden şekillenip şekillenmediği sorusunu da beraberinde getirdi.
Başkan Tugay’ın sözleri, İzmir’deki mevcut eleştiriler karşısında bir savunma refleksi mi, yoksa daha geniş çaplı bir siyasi tartışmanın işareti mi? Bu sorunun yanıtı önümüzdeki süreçte yapılacak açıklamalarla netleşecek.