Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Hafif Yağmurlu
17°C
İzmir
17°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
17°C
Salı Yağmurlu
14°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
14°C
Perşembe Yağmurlu
16°C

Yapay Zeka: Olan Vatandaşa Oldu

09.01.2025 12:56
A+
A-

Yapay zeka ile ilgili yaklaşımını bildiğimiz ve bu konuya önem verdiğine şahit olduğumuz Başkan Cemil Tugay’ın İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan maaş krizini bizde yapay zekaya sorduk.

Yapay zeka uygulamalarından birine maaşlarını alamayan işçilerin eylem yapmasının haklı olup olmadığını sorduk önce.

Özetle; “ Bir grup çalışan maaşlarını alamadıkları için eylem yapıyorsa, bu durum genellikle işverenin yasal ve etik yükümlülüklerini yerine getirmemesi anlamına gelir. Çalışanların maaşlarını düzenli ve zamanında almak, çalışma yaşamındaki temel haklardan biridir.

Eylem yapan çalışanların haklı olup olmadığını belirlemek için olayı tüm yönleriyle değerlendirmek gerekir. Ancak maaş ödemelerinde bir aksaklık varsa, bu tür eylemler genellikle haklı bir temel üzerine kuruludur. Çalışanların bu durumda hem hukuki hem de ahlaki olarak haklarını aramaları doğaldır” cevabını aldık.

Bilindiği gibi İzmirliler toplu ulaşımda yaşananlar sebebiyle yollarda perişan oldu, işine gidemedi. Duraklarda resmen çile yaşadılar.

Bu kez de soruyu, “Çalışanlar eylemlerinde haklı olsa da, vatandaşı mağdur etmeleri doğru mu?” diye sorduk.

Özetle; “Evet, çalışanların maaşlarını alamadıkları için eylem yapmaları haklı bir gerekçe olabilir, ancak eylemin biçimi ve eylem alanı, o eylemin etik ve toplumsal açıdan nasıl algılandığını etkileyebilir. Eylemler, çalışanların mağduriyetini duyurmak amacıyla düzenlendiği için önemlidir, ancak bu tür eylemlerin başkalarına zarar vermemesi veya toplumsal huzuru bozmaması gerekir.

Eğer protestolar vatandaşların günlük yaşamını, ulaşımı, işlerini veya güvenliğini etkiliyorsa, bu durumda eylemi düzenleyenlerin amacını daha dikkatli gözden geçirmeleri ve alternatif yöntemler düşünmeleri gerekebilir” cevabını aldık.

Başkan Cemil Tugay da bu safhada hem kesintiler sebebiyle hükümeti adres göstererek, “Tepkinizi iktidara gösterin” derken, DİSK’e de “Üç gün bekleyemediler. TİS öncesi sendika içinde motivasyon sağlamak istediler” diye çıkışta bulunmuştu.

Bir de soruyu işveren cephesiyle alakalı olarak yapay zekaya sorduk; “İşverenin tutumunu nasıl değerlendirmek lazım?”

İşte ona da özetle; “İşveren, çalışanlarına maaş ödeme yükümlülüğüne sahiptir. İşveren ile çalışan arasındaki ilişki İş Kanunu çerçevesinde düzenlenir ve maaşların zamanında ödenmesi yasal bir zorunluluktur. İşveren, finansal zorluklar yaşıyorsa veya başka nedenlerle maaş ödeyemiyorsa, bu durumu açıkça çalışanlara bildirmek ve çözüm yolları sunmak durumundadır. Çözüm için hükümetten veya başka bir kurumdan yardım istemesi, kendi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Eğer işveren, finansal zorluklarının kaynağını hükümet politikalarına veya kamu kurumlarının ödeme eksikliğine bağlıyorsa, bu bir gerekçe olabilir. Örneğin, kamu sektörüne bağlı bir işletmeyse ve devlet ödemelerinde gecikme yaşanıyorsa, bu durum işverenin elini zayıflatabilir. Ancak, çalışanlarla doğrudan ilişki içinde olan taraf işverendir. Dolayısıyla, çalışanların mağduriyetini yalnızca hükümeti işaret ederek çözmeye çalışmak, işverenin kendi sorumluluğunu yerine getirmediği algısı anlaşılır. İşverenin maaş sorunlarını çözmeden çalışanları eylem yapmaya mecbur bırakması, dolaylı olarak vatandaşların mağduriyetine de sebep olur. Örneğin, ulaşım sektöründeki bir grev, halkın günlük yaşamını doğrudan etkileyebilir. Bu durumda işveren, çalışanların haklarını koruyamadığı gibi, hizmet verdiği vatandaşlara karşı da sorumlu bir tutum sergilememiş olur” cevabını almış olduk.

Peki Sorumlu davranış ne olmalıydı?

İşveren, ödeme sorunlarını çalışanları ve vatandaşları en az mağdur edecek şekilde çözmeye çalışmalıdır. Bu, hükümetle müzakereler yürütmek, borç yapılandırması yapmak veya finansal destek talebinde bulunmak gibi yolları içerebilir.

Çalışanların haklarını savunurken eylemlerin doğuracağı etkileri öngörerek alternatif çözümler üretmek de sorumlu davranışın bir parçasıdır.

İşverenin hükümeti adres göstermesi, maaş ödememe sorununa bir açıklama getirse de, bu sorumluluktan kaçma olarak da algılanabilir. Hem çalışanların hem de vatandaşların mağdur olmaması için işverenin daha proaktif ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemesi gerekirdi. Maaş ödemelerindeki sorunun kaynağı hükümet bile olsa, bu durumu çalışanlarla açıkça paylaşmak ve süreci iyi yönetmek işverenin sorumluluğundadır.

Gelinen nokta ne?

DİSK Genel Başkanı istedi eylem bitti.

CHP lideri Özgür Özel, eylemsiz bir İzmir’e rahatça gelebilir!..

Yorum sizin..

Yorumlar

  1. Hüseyin Ahmetoğlu dedi ki:

    Bir bu eksikti ti şimdi tam olduk.kim tutar bizi