
Türkiye ile Çin arasındaki dış ticaretin geliştirilmesine yönelik önemli bir adım daha atıldı. Çin’in doğusunda yer alan ve yaklaşık 36 milyonluk nüfusa sahip Nanjing kenti ile İzmir, karşılıklı ticaretin artırılması amacıyla üçüncü kez bir araya geldi.
2025 yılında Türkiye ile 830 milyon dolarlık ticaret hacmine ulaşan Nanjing heyeti, İzmir temasları kapsamında ilk olarak Ege İhracatçı Birlikleri’ni ziyaret etti. Heyetin programında, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile “Kardeş Şehir Protokolü”nün imzalanması da yer aldı.
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, görüşmede yaptığı açıklamada Nanjing’in bilim, teknoloji ve sanayi alanındaki gelişmişliğine dikkat çekerek, iki şehir arasında kurulacak iş birliklerinin önemine vurgu yaptı. Eskinazi, İzmir’in 4,5 milyonluk nüfusu, güçlü üretim altyapısı ve liman kenti olmasının sağladığı avantajlarla Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
İzmir’in lojistik ve stratejik konumuna değinen Eskinazi, kentin Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya açılan önemli bir ticaret merkezi olduğunu ifade etti. Adnan Menderes Havalimanı’ndan 36 ülkeye doğrudan uçuş bulunduğunu, kentte 16 limanın faaliyet gösterdiğini aktaran Eskinazi, Türkiye’deki toplam yükün yüzde 17’sinin İzmir limanlarında elleçlendiğini söyledi.
Ege Bölgesi’nin 2025 yılı itibarıyla 43,6 milyar dolarlık ihracata ulaştığını ve Türkiye ihracatından yüzde 16 pay aldığını kaydeden Eskinazi, Çin ile ticaretin geliştirilmesi için çeşitli organizasyonlar düzenlediklerini ve mevcut potansiyelin daha da artırılabileceğini dile getirdi.
Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huo Huiping ise Türkiye ile ticaret hacminin her yıl arttığını belirterek, 2025 yılında yüzde 2,3’lük artışla 830 milyon dolara ulaşıldığını ifade etti. Huiping, özellikle tarım ve gıda ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini vurgulayarak, Türk firmalarını Çin pazarına davet ettiklerini söyledi.
Nanjing’in 272 milyar doları aşan ekonomik büyüklüğü ve yaklaşık 280 milyar dolarlık perakende hacmiyle önemli bir tüketim merkezi olduğuna dikkat çeken Huiping, Türk ürünlerinin bu pazarda daha fazla yer almasını istediklerini belirtti. Huiping, maden, tekstil, hazır giyim ve yeni malzemeler gibi alanlarda da tedarik zinciri entegrasyonunun güçlendirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk de Türkiye ile Çin arasında özellikle tarım ve gıda sektörlerinde yüksek iş birliği potansiyeli bulunduğunu söyledi. Ege Bölgesi’nin verimli tarım arazileri ve güçlü üretim altyapısıyla geniş bir ürün yelpazesinde kaliteli üretim gerçekleştirdiğini belirten Öztürk, Çin pazarında Türk gıda ürünlerine yönelik talebin arttığını kaydetti.
Öztürk ayrıca, 1–4 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Foodist İstanbul Fuarı’na Çinli iş insanlarını davet ettiklerini ifade etti.
Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Bedri Girit ise Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller alanında güçlü bir üretim kapasitesine sahip olduğunu belirterek, Çin ile bu alandaki ticaretin artırılabileceğini söyledi. Girit, özellikle Çin’e tavuk ayağı ihracatının yeniden başlamasını beklediklerini dile getirdi.
İzmir ve Nanjing arasında planlanan “Kardeş Şehir Protokolü”nün imzalanmasıyla birlikte iki kent arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin daha da güçlenmesi bekleniyor.