DOLAR
44,5178
EURO
52,0832
ALTIN
6.846,63
BIST
13.563,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Hafif Yağmurlu
21°C
İzmir
21°C
Hafif Yağmurlu
Perşembe Az Bulutlu
17°C
Cuma Az Bulutlu
17°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
17°C
Pazar Açık
19°C

Türk Çelik Sektöründen CBAM Tepkisi: “Varsayılan Emisyon Değerleri Gerçekleri Yansıtmıyor”

Türk Çelik Sektöründen CBAM Tepkisi: “Varsayılan Emisyon Değerleri Gerçekleri Yansıtmıyor”
01.04.2026 12:20
A+
A-

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) kapsamında açıkladığı varsayılan emisyon değerleri, Türk demir-çelik sektörünün tepkisini çekti. Sektör temsilcileri, söz konusu değerlerin Türkiye’nin düşük karbonlu üretim yapısını yeterince yansıtmadığını belirterek, mevcut yaklaşımın rekabet gücünü olumsuz etkilediğini vurguladı.

Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, CBAM’in küresel ticaretin karbon temelli yeniden şekillendiği süreçte önemli bir politika aracı haline geldiğine dikkat çekti. Ertan, özellikle Avrupa pazarına güçlü entegrasyonu bulunan çelik sektörü açısından mekanizmanın yalnızca çevresel değil, aynı zamanda stratejik bir rekabet unsuru olduğunun altını çizdi.

CBAM’in temel amacının karbon kaçağını önlemek ve daha sürdürülebilir üretimi teşvik etmek olduğunu hatırlatan Ertan, uygulamada kullanılan yöntemlerin ülkelerin üretim yapısını doğru şekilde yansıtmasının kritik önem taşıdığını ifade etti.

“Gerçek Veriler Esas Alınmalı”

Türkiye çelik sektörünün üretim yapısına ilişkin bilgi veren Ertan, üretimin yaklaşık yüzde 70’inin elektrik ark ocağı (EAF) yöntemiyle, yani büyük ölçüde hurda bazlı gerçekleştirildiğini belirtti. Bu durumun Türkiye’yi düşük karbon yoğunluklu üretim yapan ülkeler arasında öne çıkardığını kaydeden Ertan, buna rağmen CBAM kapsamında kullanılan varsayılan değerlerin bu avantajı yeterince yansıtmadığını dile getirdi.

Ertan, emisyon hesaplamalarının üretici tesislerden alınan ve CBAM metodolojisine uygun şekilde doğrulanmış gerçek veriler üzerinden yapılması gerektiğini vurgulayarak, aksi durumda devreye giren varsayılan değerlerin ihracatçılar açısından belirleyici hale geldiğini söyledi.

Akreditasyon Belirsizliği Endişeye yol açıyor

CBAM kapsamında emisyon doğrulaması yapacak akredite kuruluşların henüz netleşmemiş olmasının da sektör açısından önemli bir sorun oluşturduğuna dikkat çeken Ertan, bu belirsizliğin firmaların doğrulama hizmetlerine zamanında erişimini zorlaştırabileceğini ifade etti. Bu durumun ilave maliyetler ve operasyonel aksaklıklar doğurma riski taşıdığına işaret etti.

“Rekabet Dezavantajı ”

Türkiye’nin EAF ağırlıklı üretim yapısına rağmen, bazı ürün gruplarında belirlenen varsayılan emisyon değerlerinin daha yüksek emisyonlu üretim yöntemlerini esas aldığını belirten Ertan, Türkiye’nin fiili emisyon performansının üzerinde bir karbon yoğunluğu ile temsil edildiğini söyledi.

Bu kapsamda bazı ürünlerde Türkiye için belirlenen değerlerin, üretimin büyük kısmı yüksek emisyonlu yöntemlerle yapılan ülkelerin dahi üzerine çıktığını dile getiren Ertan, “Üretim gerçeklikleriyle örtüşmeyen ve sektörümüz açısından ciddi bir rekabet dezavantajı yaratan bu yaklaşımın kabul edilmesi mümkün değil” dedi.

Bakanlıklara Çağrı

Ertan, Türkiye’nin üretim yapısının CBAM hesaplamalarında dikkate alınmasının ihracatçılar açısından büyük önem taşıdığını belirterek, ilgili bakanlıklardan sürece daha güçlü destek beklediklerini ifade etti. Uluslararası platformlarda ortak bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Ertan, bu yönde atılacak adımların sektörün rekabet gücünü koruması açısından kritik olduğunu kaydetti.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.