DOLAR
43,0527
EURO
50,3694
ALTIN
6.110,91
BIST
11.943,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Yağmurlu
18°C
İzmir
18°C
Yağmurlu
Cuma Az Bulutlu
13°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
16°C
Pazar Yağmurlu
14°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
9°C

Tuğrul Yemişçi

AK Parti İzmir 23. Dönem Milletvekili

    Toplumun değerleri nerelere gitti?

    24.12.2025 20:22
    A+
    A-

    Devletin hazinesindeki altın miktarı belli bir varlığı ifade edebilir.

    Ama ahlakın ve vicdanın kalitesi, hazinedeki altın stoklarından daha önemlidir.

    Halkın feraseti, dürüstlüğü, eğitimi ve doğruluğu da beşerî zenginliktir. Toplumun değerleri yüksek ise, fakirlikten belli bir sistem ve gayretli çalışma ile çıkılabilir. Ama çürümüş toplumun çaresi çok zordur. Buda topyekûn arınma ile mümkün olabilir. İnsanlarının vicdanının temizliği, altın külçelerinden daha değerlidir. Günlük yaşamda her bireyin ahlaklı, dürüst ve çalışkan olabilmesi ile ekonomik zenginliği kazanabilirsiniz.

    En üzücü olan ise, her kesimdeki örnek olabileceklerin, kanaat önderlerinin çoğu, dürüstlük ve insani değerlerin öneminden bahis çoğu, çağrıda bulunmayı hiç ihmal etmezler. Fakat, tam tersi davranarak adeta toplumla alay ederler. Suni, sahte tavırlarını da vatandaşların fark etmediklerini düşünmeleri ise daha büyük aymazlıktır. Vatandaşa, aman ha … ameliniz temiz olsun. Vicdanlı olun, dürüst olun. Çalmayın, çaldırmayın, örnek dürüst bireyler olun derler. Sevgi ile saygıda küsür etmeyin. Büyüklerinizi sayın küçüklerinizi sevin. Aileye önem verin. Nasihatleri yapıp da tam aksine riyakarlık, yalakalık, hırsızlık yaparak makam, para, mevki sahibi olmalarının terbiyesizliği, vatandaşı hem üzüyor hem de şaşırtıyor.

    Görüp geçirmiş bir vatandaş olarak, binlerce kişiyle tanışıp muhatap olduktan sonra. Belli bir hayat tecrübesinden geçip de bu gibi sakil tipleri gördüğümde iğreniyorum.

    Bu durumda olanlara, halkın çok büyük kesimi de şaşırıyor. Artık bu rezillikleri yapanları hiçbir yerde görmek istemiyor. Hele hele siyasette hiç istemiyor.

    Başka bir tezatta; Halk istemese de “ayni filmi devamlı görmek zorunda” Neden mi? Şimdiki seçim sistemimizde maalesef aday gösterilenler üzerinde, oy veren seçmenin bilgi ve yetkisi, oto kontrolü yok. Zaten çoğunu tanımıyor. Kentinin insanı da değil. Öyle olunca da Demokratik Toplumda olmaması gerekli, devletin belirli yerlerinde hiç bulunmayacak kişiler, maalesef seçilerek gelebiliyor.

    Demokrasi dedik. Yani sandık. Yani halkın kendi kendisini idare etmesi. Kişinin Parlamentoda, halkın oylarıyla seçilerek onun adına vekil Olarak görev yapması. Cumhuriyetimiz, tüm kurumlarıyla tam işler ve temsil edilir durumda. Bana göre en büyük eksiklik ise Milletin vekillerinin adaylığı dahil seçilmesinde sistemin yetersizliği.

    Cumhurbaşkanımızı doğrudan halkın seçmesi, vatandaş ilk elden iradesini gösterebiliyor. Neticesinde demokratik olarak halkın irade beyanını, kusursuz ve hür olarak sandığa koymasıdır.

    Milletin, vekillerini de kendi bölgesinde, bilerek, tanıyarak değerlendirip seçmesi gerek. TBMM, o zaman işlevi ve temsildeki ağırlığını daha demokrat olarak yansıtacaktır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi üzerine 2010 yılında, vatandaşa giderek anlatanlardan bir milletvekiliydim.

    Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin, ülkemiz için en güzel sistem olduğuna hala inanıyorum. Ancak diğer ayağı olan TBMM’nin de güçlü temsilcilerden seçilip teşkiline de aynı zamanda inanıyorum.

    Her gün, yapay ve sudan sebeplerle birbiriyle atışan, tartışan hatta kavga görüntüleri veren etkisiz ve yetkisiz milletvekillerini görmek çok üzücü. Beyanatlarıyla, mitingleriyle tavır ve çalışmamalarıyla halkımızı daha iyi temsil edebilecek kadrolar ancak dar bölge denilen sistem uygulanır ve adaylar belirlenirse olabilir. Çünkü vatandaş kendi yaşadığı yerdeki içinden çıkacak kişinin huyunu, suyunu bilebilir. Seçildikten sonra da yapacağı hizmetin kalitesinin kontrolü ve değerlendirilmesinin direk kendisini seçen seçmen tarafından yapılacağını, Milletvekilleri bilerek, yani hesabı seçmene vererek bir daha seçilebilir veya seçilemez. Bugünkü sistemde ise birçok milletvekilinin başarısız, katkısız defalarca seçilebildiği bir durumda ortadan kalkmış olur. Kabul edemediğim bir yanlış var. Efendim toplum bu, içinden de böyle vekil çıkar, diyerek normalleştirenler var. Çok yanlış. Biz toplum içindeki ıskartalardan meclise göndermek zorunda niye olalım. Önemli olan iyileri seçebilmektir. Türkiye’de, 86 milyonun içinden çıkabilecek kötü örnekler bizleri temsil etmez, etmemelidir. “Kötü misal emsal olmaz” “Sinek küçük ama mide bulandırır”

    Temennim, bir daha ki seçime, hep hakkeden iyiler bizlerin temsilcileri olsun

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.