
Moğolistan’ın Tuul Vadisi’nde yürütülen arkeolojik kazılar, Türklerin bozkır yaşamı ve üretim geçmişine dair bilinen tüm ezberleri altüst etti. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle; Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ve Moğolistan Bilimler Akademisi ortaklığında sürdürülen çalışmalarda, Dokuz Oğuzlar’a ait “kayıp kent” Togu Balık gün yüzüne çıkarıldı.
Prof. Dr. Şaban Doğan koordinasyonundaki 30 kişilik bilim ekibinin ortaya koyduğu bulgular, bölgenin sadece bir madencilik merkezi değil, aynı zamanda son derece gelişmiş bir tarım ve saray kenti olduğunu kanıtladı.
Sarsıcı Detaylar: 14 Kilometrelik Su Kanalı ve Antik Tohumlar
Görkemli Mühendislik: Drone destekli saha taramalarında, Tuul (Tola) Nehrinden tarım arazilerine yönlendirilen tam 14 kilometrelik devasa bir antik sulama kanalı şebekesi haritalandırıldı.
4 Farklı Antik Buğday: Toplam 45 sondaj çalışması ve botanik analizleri sonucunda, geçmişte ekimi yapılan 4 farklı antik buğday türünün tohumlarına ulaşıldı.
Eski Tarih Yenilendi: Uygurlarla başlatılan planlı ve modern tarım çağı, bu kanıtlarla birlikte 100 yıl erkene, Uygurların öncülü olan Dokuz Oğuzlar dönemine taşındı.
Kayıp Kent Togu Balık’ta Bilim Dünyasının Uzlaşısı
Çin kaynaklarında ve yazıtlarda adı geçen ancak konumu yıllardır gizemini koruyan şehir, Hermen Denj bölgesindeki titiz incelemelerle doğrulandı. Surların ve duvar altı buluntularının tamamen Türk dönemine ait olduğunun saptanmasıyla, Kitan şehri sanılan alanın Togu Balık olduğu konusunda akademide tam uzlaşı sağlandı.
Saray Estetiği ve Bozkırdaki Yaşam:
Saray Kompleksi: Girişi doğrudan Tola Nehrine bakan sarayın sütun altlıkları, kapısı ve müştemilatı açığa çıkarıldı.
Peyzaj ve Estetik: Botanik uzmanları, saray çevresinde bölgeye dışarıdan getirildiği belirlenen süs bitkisi kalıntıları tespit etti.
Üretim ve Kültür: Kentte seramik, tuğla ve kiremit fırınları bulunurken; çevredeki dağlarda Dokuz Oğuz boylarına ait petroglifler, boy damgaları ve kaya yazıtları keşfedildi.
Sosyal Hayat: Beslenmede küçükbaş hayvanların yanı sıra geyik ve domuz gibi av hayvanlarının öne çıktığı, kutsal alanlardaki yakma ritüellerine dair laboratuvar analizlerinin ise devam ettiği bildirildi.


