
CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı, mimar ve yerel yönetimler uzmanı Erkut Tamay, İzmir’in atık yönetimine ilişkin yeni bir model önerisi sundu. Almanya, Hollanda, Avusturya ve Slovenya’nın başarılı uygulamalarının İzmir’e uyarlanmasını öneren Tamay, “İzmir Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Modeli” ile kentin çöplerinin ekonomik değere dönüştürülebileceğini belirtti.
İzmir’in Avrupa’nın örnek sıfır atık kentleri arasına girebilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Tamay, atık yönetiminde ilçelerin özelliklerine göre farklı uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Avrupa ülkelerindeki uygulamalara dikkat çeken Tamay, Almanya’nın depozito sistemini, Hollanda’nın akıllı atık toplama teknolojilerini, Avusturya’nın organik atıklardan kompost ve biyogaz üretimini, Slovenya’nın ise mahalle bazlı ayrıştırma modelini örnek gösterdi. Bu uygulamaların İzmir’in ihtiyaçlarına göre uyarlanabileceğini belirten Tamay, atığın ekonomik değere dönüştürülmesini hedeflediklerini kaydetti.
İzmir’in bütün ilçelerinde aynı atık yönetimi sisteminin uygulanmasının doğru olmayacağını dile getiren Tamay, merkezi ilçelerde yer altı konteynerleri, akıllı toplama sistemleri ve ticari ambalaj yönetiminin öncelikli olması gerektiğini ifade etti.
Konak, Karşıyaka, Buca, Bornova, Bayraklı, Gaziemir, Balçova, Narlıdere, Çiğli ve Karabağlar’da yoğun yerleşim alanlarına uygun sistemler kurulmasını öneren Tamay, apartman ve sitelerde atıkların kaynağında ayrıştırılmasının yaygınlaştırılmasını istedi. Üniversiteler, öğrenci yurtları, restoranlar ve ticari işletmelerin de sisteme dâhil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Ödemiş, Tire, Bayındır ve Torbalı gibi tarımsal üretimin yoğun olduğu ilçelerde ise tarımsal ve organik atıkların değerlendirilmesine öncelik verilmesini önerdi.
Tamay, kâğıt, cam, plastik, metal ve organik atıkların ayrı toplanmasını, elektronik eşya, pil, tekstil ve hacimli atıklar için özel toplama noktaları oluşturulmasını önerdi. Doluluk sensörlü konteynerler ve GPS takip sistemiyle çöp toplama güzergâhlarının ihtiyaca göre düzenlenebileceğini belirtti.
Pazar yerleri, restoranlar, oteller ve gıda işletmelerinden çıkan organik atıkların kompost ve biyogaz tesislerinde değerlendirilmesini isteyen Tamay, enerji geri kazanımının geri dönüşümün yerine geçmemesi gerektiğini söyledi.
Atık yönetiminde yalnızca araç ve ekipman yatırımlarının yeterli olmayacağını kaydeden Tamay, sürecin kaynağında ayrıştırmadan taşımaya, geri kazanımdan bertarafa kadar bütüncül şekilde planlanması gerektiğini ifade etti.
Çeşme, Alaçatı, Urla, Foça, Dikili, Çandarlı, Karaburun, Seferihisar, Gümüldür ve Özdere gibi turizm bölgelerinde yaz aylarında artan nüfusa göre özel atık toplama planları hazırlanmasını isteyen Tamay, plajlarda ayrı toplama noktaları kurulmasını önerdi.
Marina ve balıkçı barınaklarında tekne atıklarının mevzuata uygun toplanması gerektiğini belirten Tamay, otel, restoran ve beach club işletmelerini kapsayan “Sıfır Atık Turizm Programı” oluşturulması çağrısında bulundu.
Tamay, önerdiği model kapsamında 2035 yılına yönelik hedefleri de açıkladı. Buna göre belediye atıklarının en az yüzde 50’sinin geri dönüşüm ve kompost yoluyla değerlendirilmesi, kent genelinde ayrı toplama sistemine erişimin yüzde 100’e çıkarılması ve düzenli depolamaya gönderilen atık miktarının yüzde 10’un altına indirilmesi hedefleniyor.
Modelin hayata geçirilmesi için İzmir Büyükşehir Belediyesi ile 30 ilçe belediyesinin ortak çalışma yürütmesi gerektiğini belirten Tamay, kent genelinde uygulanacak kapsamlı bir iş birliği protokolü hazırlanmasını önerdi.
Protokolün görev, yetki, sorumluluk, finansman, uygulama takvimi ve denetim mekanizmalarını içermesi gerektiğini kaydeden Tamay, ölçülebilir hedefler, yıllık uygulama programları ve kamuoyuna açık performans raporları hazırlanmasını istedi.
Dönüşümün yalnızca belediyelerin sorumluluğunda olmadığını vurgulayan Tamay; üniversiteler, meslek odaları, çevre örgütleri, sanayi kuruluşları, geri dönüşüm sektörü, turizm temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşların da sürece katılması gerektiğini belirtti. Tamay, bu amaçla “İzmir Atık Yönetimi ve Döngüsel Ekonomi Konseyi” kurulmasını önerdi.
Tamay, “İzmir bu dönüşümü başarabilecek potansiyele, insan kaynağına, üniversitelere, sanayi altyapısına ve yerel yönetim deneyimine sahiptir. Bilimi, teknolojiyi, yerel yönetimleri, turizm sektörünü ve toplumsal katılımı bir araya getirmeliyiz. Hedefimiz atığı ekonomik değere dönüştüren, denizini ve kıyılarını koruyan, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir İzmir bırakmaktır” ifadelerini kullandı.