
Suriyelilerin dönüşü Türkiye’yi nasıl etkileyecek? Ege Üniversitesi’nde kritik değerlendirme
Suriye’de yaşanan gelişmelerle birlikte milyonlarca Suriyelinin ülkelerine dönüş ihtimali yaeniden gündeme gelirken, bu sürecin Türkiye’ye sosyal, ekonomik ve demografik etkileri Ege Üniversitesi’nde düzenlenen panelde masaya yatırıldı.
Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü (TDAE), Bornova Gençlik Merkezi, İzmir Uluslararası Öğrenci Derneği ve Gençlik Çalışmaları Merkezi Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen “Umut ve Karamsarlık Arasında Suriyelilerin Geri Dönüşlerini Konuşmak” başlıklı panelde, geri dönüş sürecinin hem Suriyeliler hem de Türkiye açısından doğuracağı sonuçlar değerlendirildi.
Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı, Enstitü Müdürü Prof. Dr. Atıf Akgün, akademisyenler, kamu temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
Panelde konuşan uzmanlar, Suriyelilerin ülkelerine dönüşünün yalnızca bir nüfus hareketi olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Türkiye’de uzun yıllardır yaşayan Suriyelilerin iş gücü piyasasından eğitim sistemine, sosyal yaşamdan yerel ekonomilere kadar birçok alanda etkili olduğu belirtilirken, geri dönüşlerin de benzer ölçüde sonuçlar doğuracağı ifade edildi.
Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Murat Boyacı, Anadolu’nun tarih boyunca farklı topluluklara ev sahipliği yaptığını belirterek, “Bu coğrafya her dönemde insanların sığındığı bir liman oldu. Gitseler de kalsalar da kardeşlik hukukunun korunması önemlidir” dedi.
Gençlik Çalışmaları Merkezi Derneği adına saha araştırmalarını paylaşan Ezgi Yıldırım, Suriyelilerin geri dönüş kararlarında ekonomik faktörlerin öne çıktığını söyledi. Yıldırım, yapılan araştırmalarda memleket özlemi ve ekonomik sıkıntıların dönüş isteğini artırdığını ancak Suriye’deki altyapı eksiklikleri, sağlık ve eğitim hizmetlerindeki yetersizliklerin geri dönüşleri zorlaştırdığını kaydetti.
Uzmanlar, dönüşlerin hız kazanması halinde özellikle tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde çalışan Suriyeli iş gücünün azalmasının bazı sektörlerde yeni iş gücü ihtiyaçları doğurabileceğine işaret etti.
Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Atıf Akgün ise göçün yalnızca fiziksel bir hareketlilik olmadığını vurgulayarak, “Göç; kültürlerin, hafızaların ve toplumsal birikimlerin taşındığı bir süreçtir. Akademiye düşen görev bu meseleleri bilimsel zeminde değerlendirerek çözüm önerileri geliştirmektir” diye konuştu.
Panelde ayrıca Cerablus’taki saha gözlemleri, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) geri dönüş politikaları, resmi dönüş prosedürleri ve İzmir özelindeki göç verileri ele alındı. Konuşmacılar, geri dönüşlerin sürdürülebilir olabilmesi için güvenlik, barınma, eğitim ve istihdam koşullarının sağlanmasının kritik önem taşıdığı görüşünde birleşti.
Uzmanlar, Suriyelilerin geri dönüş sürecinin yalnızca Suriye’nin yeniden inşasını değil, Türkiye’nin demografik yapısı, iş gücü piyasası ve toplumsal dengeleri açısından da dikkatle takip edilmesi gereken bir dönem olduğunu vurguladı.
