En güvenilir kurumlar hangileridir? diye zaman zaman anketler yapıldığını gazetelerden okuruz.
Bazen siyaset kurumu ve siyasetçi, listede kendisine alt sıralarda yer bulur.
Sebebi herhalde siyaset kurumu olamaz.
Siyaset milletin efendisi olmak için yapılamaz. Mütevazilik ve alçak gönüllülük gerektirir.
Siyasette, milletin hizmetkarı olabilmek esastır.
Kibir, ego ve YALAN, siyasette en ölümcül hastalıktır.
Bu illete yakalanan siyasetçi hiçbir zaman iflah olmaz.
Çekirge misali üç sıçradığı da pek görülmemiştir.
Ancak, bazen de bu hastalık sahibi olanlar, kalitede tabana vurdukları için çareyi yeni bir tabela altına (yeni parti) geçmekte bulurlar.
Ama orada da hastalık tekrarlanınca onun için artık son gelmiştir.
Yukarıda yazdıklarım nereden aklıma takıldı biliyor musunuz?
Hani 31 Mart yerel seçimlerine giderken partiler adaylarını açıklamaya başladılar ,hani listede adaylık bulamayan bazıları var ya…
Partisi için ölen, -davamın adamıyım- diyen, -benden başkası bu başkanlığı veya meclis üyeliğini yapamaz arkadaşım. Parti beni harcadı.-, -Uğruna ölürüm dediğim kişiler -beni bir çırpıda yok saydı- falan feşmekan…..Yakınmalar..
Kerameti kendinden menkul olanlar!
Aday olan arkadaşına, en kibar tabirle kulpu yapıştırmalar .Hatta kötülemekler.
İşte siyaseti bozan siyasetçiyi kötü gösteren işler bunlar.
SİYASET ZOR İŞ MİDİR?
İnsana karşılıksız hizmetten zevk alırsan (karşılık devletin verdiği maaş veya kendi servetin)
Yalan söylemeyi katiyen huy edinmeyen. Reddeden.
Beytül-male el uzatmayı haram kabul eden.
Ego, kibir ve dedikodudan katiyen uzak olan.
Bu gibi kötülüklerden kesin uzak olanlar için;
SİYASET çok zevkli ve ulvi bir hizmet.
Bana göre siyasetçilik meslek değildir.
Barındırdığı işleri (millete hizmeti) siyasetin dışındaki kurumlarda başka mecralarda da yapabilirsiniz.
Siyaset bir dönem için ülkene hizmette yer almaktır.
STK, Vakıf, Dernek, İlmi araştırma, eser ortaya çıkarmak, Yardım gönüllüsü olmak gibi buna benzer birçok kuruluş ve konuda kendinizi insani hizmetlere adayabilir, onlarda çalışabilirsiniz.
Başkan adayı olamayıp listelere giremeyenlere sözüm.
Aday olan her partide. Vatandaşın tercihinde bir kişi olacak.
Ben demokrasiye inanmış birisiyim diyorsan.
Bu milletin seçimi öncesindeki, partinin aday seçiminde de saygılı olup sıranı bekleyeceksin veya yukarıda saydığım ulvi hizmetkârlığı kendine iş edineceksin.
Tabi derdin sadece halka hizmet ise.
Asıl olan da bu değil mi?
Peki şimdi son söz.
Siyaset mi kötü yoksa (azda olsa) ilkesiz, kişiliksiz olan siyasetçi mi?
Demokrasilerde seçimi sandıkta halk yapar.
Düzgün siyasetçiyi seçebilen halk,hangi partiden olursa olsun kötüsünü seçmemeli.Siyaseti de siyasetçinin iyisini de seçmen belirler.