
İnciraltı’nın geleceğini belirleyecek planlama sürecinde, “tarım arazisi” tartışmaları yargıdan dönen son kararla birlikte rafa kalktı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bölge için verdiği “tarım dışı planlama” iznine karşı açılan dava, Bölge İdare Mahkemesi tarafından kesin olarak reddedildi.
Daha önce İzmir 6. İdare Mahkemesi tarafından reddedilen iptal davasını istinafa taşıyan Ziraat Mühendisleri Odası’nın itirazlarını inceleyen Bölge İdare Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun buldu. Mahkeme, gerekçeli kararında İnciraltı’nın mevcut durumuna dair çarpıcı tespitlerde bulundu.
Yapılaşma Baskısı: Bölgenin plansızlık nedeniyle kontrolsüz bir yapılaşma baskısı altında olduğu vurgulandı.
Kamu Yararı: Tarım dışı kullanımın, bölgenin kontrollü gelişimi ve İzmir’in vizyonu açısından “kamu yararı” taşıdığı belirtildi.
Mevzuata Uygunluk: Kararda, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’ndaki tüm şartların sağlandığı teyit edildi.
Süreci başından bu yana yakından takip eden ve davaya müdahil olan İnciraltı Gelişim Derneği (İNGEDER), kararı büyük bir sevinçle karşıladı. Dernek adına açıklama yapan Avukat Mustafa Çetin, “Hukuki mücadelemiz zaferle sonuçlandı. Üst mahkemenin bu onama kararı İzmir’imize hayırlı olsun,” ifadelerini kullandı.
İNGEDER yönetiminden yapılan ortak açıklamada ise artık zaman kaybına tahammül kalmadığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
“İnciraltı’nın planlanmasını engelleyecek ne hukuki bir engel ne de geçerli bir gerekçe kalmıştır. ‘Tarım yapılmalı’ tartışmalarının arkasına sığınılarak sürecin geciktirildiği dönem sona ermiştir. Bu belirsizlik hem İzmir ekonomisine hem de toprak sahiplerine büyük zararlar verdi.”
13 Mart tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla “turizm bölgesi” statüsünün kaldırılmasının ardından, bölge için karma planlama anlayışı benimsenmişti. Yeni süreçle birlikte İnciraltı’nın; Nitelikli sağlık yatırımları, Modern turizm projeleri, Geniş yeşil alanlar ve sosyal donatılarla İzmir’in yeni cazibe merkezi olması hedefleniyor.
Bu karar sonrası, gözler bölgenin İzmir ekonomisine yıllık milyarlarca dolarlık katma değer ve binlerce kişilik istihdam sağlaması beklenen uygulama imar planlarına çevrildi.