DOLAR
43,8290
EURO
51,6962
ALTIN
7.183,04
BIST
13.934,06
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Az Bulutlu
13°C
İzmir
13°C
Az Bulutlu
Pazartesi Açık
14°C
Salı Az Bulutlu
17°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
16°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
13°C

Naci Görür: İzmir faylar üzerinde bir kent

Naci Görür: İzmir faylar üzerinde bir kent
11.03.2024 20:20
A+
A-

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Deprem ve Dirençli Kentler Konferansı Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) yapıldı.

Depremlerin bu coğrafyada 13,6 milyon sene önceden itibaren var olduğunu belirten Naci Görür, “O süreden beri depremler bu coğrafyada oluyor. Milyonlarca sene de devam edecektir. Biz böyle bir coğrafyayı yurt edinmişiz. Topraklarımızın yüzde 90’ı ve daha fazlası canlı faylarla kesilmiş vaziyette. İzmir’i vuracak olan faylar. Ama ne zaman, nasıl, ne büyüklükte, onu bilmiyoruz. Bizim kentimizi tehdit eden bu fayların özelliklerini bilmiyoruz.” Dedi.

İzmir’de yapılacak her mühendislik yapısının yerin altının dinamikleriyle uygun, barışık yapılması gerektiğini belirten Görür, “Yapmadığımız zaman eninde sonunda o yıkılır ve biz de sonuçlarını görürüz. Bugün kendi yaptığımız hataların altında telef oluyoruz. O kadar çok hata yapmışız ki bu ülkenin kentlerinde onu düzeltmekten korkuyoruz. Ama bir yerden başlamak zorundayız. İzmir’in yaptığı gibi. Deprem dirençli kent nedir? Deprem geldiği zaman minimum hasarla atlatan kent demektir. Elbette büyük depremde kentlerde büyük hasarlar görülür ama bu hasarların afet boyutuna çıkması bizim hatamızdır. Bu da bizim açımızdan utanılacak bir şeydir” diye konuştu.

Görür, şunları söyledi: “Topraklarımızın yüzde 90’ı ve daha fazlası canlı faylarla kesilmiş vaziyette. Bu canlı fayların her birinin kendine özgü karakteri var. Her biri ne kadar büyüklükte deprem üretir, nasıl, ne zaman üretir, ürettikçe nereyi, nasıl etkiler, o bölgede depremin şiddeti ne olur, bunların hepsi bu fayların özelliklerine bağlı. Bizim yapılanmamızla, yönetimimizle hiçbir ilgisi yok. Yerin altındaki dinamikler yeryüzünde Türk mü, Arap mı, Avrupalı mı yaşıyor bilmez, evleri sağlam mı bilmez. Faylar deprem ürettiği zaman kendi güçleriyle ve o bölgenin karakteristikleriyle etki eder. Üstündeki yapılar eğer kendi özellikleriyle uyumluysa onu belirli ölçüde tolere eder, yıkmaz ama eğer zıtlaşmış, ters şeyler yapılmışsa gözünün yaşına bakmadan yıkar. O bölgede yerleşmiş insanları maalesef öldürür.”

Prof. Dr. Naci Görür, 6 Şubat depremine dikkat çekerken bir gecede yaşanan kayıpları hatırlattı. Bilimle yönetilen aydın ülkelerin bu kayıpları veren ülkelere iyi gözle bakmadığını aktaran Görür, “Bir gecede 50 binden fazla insanı toprağa gömüyorsanız şapkanızı önünüze koyup düşüneceksiniz. Biz ne yaptık ya da neyi yapmadık ki bu kadar insanı toprağa verdik. Maraş depremi geliyorum diyen bir depremdi. 1999’da Marmara depremi sonrasında ilk söylediğimiz yer Maraş’tı. Maraş’a dikkat edin diye söyleye söyleye dilimizde tüy bitti. Hepimiz suçluyuz, bu ülkenin insanları olarak. Üzerimize düşeni yapmadık. Bunu kader deyip geçiştiremezsiniz. Bu depremle hiçbirimiz yüzleşmedik. Biz hiçbir şey yokmuş gibi davranıyoruz” ifadelerini kullandı.

İzmir ile ilgili de konuşan Görür,  “Söyle ne zaman olacak? diyorlar. Bu egoizm. Eğer kendine dokunmayacaksa zil takıp oynayacak. Onu geç. İzmir bir deprem kenti” diye konuştu. Görür, İzmir’in tarihindeki depremlerden örnekler de sundu.

İzmir’in canlı, risk oluşturacak fayları üzerine konuşan Görür, “Bunlar İzmir’i vuracak olan faylar. Ama ne zaman, nasıl, ne büyüklükte, onu bilmiyoruz. Bizim kentimizi tehdit eden bu fayların özelliklerini bilmiyoruz. Bundan daha büyük bir aymazlık olur mu? 2023’e kadar bu mantıkla nasıl geldik? Kuzu gibi oturuyoruz. Biz bunların özelliklerini bilmiyoruz. Ne zaman uyanırlar? Uyanırlarsa ne büyüklükte bir deprem üretirler, bu depremin dalgaları İzmir’in zemini altında nasıl davranır… Bunları bilmeden nasıl oturduk yahu? Bu faylara rağmen hiçbir şey yokmuş gibi biz bu çağa kadar nasıl geldik? Bugüne kadar şanslıydık ama bu ne kadar devam edecek? Rastgele deprem ne zaman geliyor diye bekleyemeyiz. Bu nedenle İzmir için fay analizi önemli” dedi.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.