
MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin kabul edilmesi ve Türk Ocakları’nın teklife yönelik değerlendirmeleri hakkında açıklamalarda bulundu.
Kanun teklifinin TBMM’de kabul edilmesini değerlendiren Osmanağaoğlu, düzenlemenin “Terörsüz Türkiye” hedefi kapsamında önemli bir adım olduğunu ifade etti.
Türk Ocakları tarafından milletvekillerine gönderilen ve kanun teklifinin Sevr Antlaşması’na benzetildiği mesajı da değerlendiren Osmanağaoğlu, bu yaklaşımı eleştirdi. Türk Ocakları’nın tarihsel misyonuna atıfta bulunan Osmanağaoğlu, kurumun geçmişte Türk milliyetçiliğinin fikri temelinin oluşmasında ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde önemli rol oynadığını belirtti.
Osmanağaoğlu, mevcut Türk Ocakları yönetimine yönelik eleştirilerde bulunarak, kurumun geçmişteki itibarı ile bugünkü tutumu arasında fark bulunduğunu savundu. Türk Ocakları’nın çeşitli dönemlerde Milliyetçi Hareket Partisi ve lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik siyasi girişimlerde kullanıldığını ileri süren Osmanağaoğlu, geçmişteki bazı faaliyet ve açıklamaları da eleştirdi.
Türk Ocakları’nın kanun teklifini Sevr Antlaşması ile ilişkilendirmesinin tarihi açıdan yanlış olduğunu savunan Osmanağaoğlu, Sevr’in Türk milletinin iradesini yok sayan ve Anadolu topraklarını parçalamayı amaçlayan bir anlaşma olduğunu söyledi.
Osmanağaoğlu, “Terörsüz Türkiye” hedefinin ise devletin terörü tasfiye ederek milli birlik ve bütünlüğü güçlendirme iradesi olduğunu ifade etti.
Terör örgütünün silah bırakması ve kendisini feshetmesinin Türkiye’nin mağlubiyeti anlamına gelmediğini belirten Osmanağaoğlu, bunun devletin terörle mücadelede ortaya koyduğu iradenin sonucu olduğunu savundu.
Osmanağaoğlu açıklamasını, “Sevr’i yırtıp atan irade de bizimdir; terörü tarihe gömecek irade de bizimdir” sözleriyle tamamladı.