
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İzmir Körfezi ve Meles Çayı’nda yaşanan kirlilik ile çevre sorunlarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Kaya, bölgedeki ağır kokunun ve çevre felaketinin arkasında “çeyrek asırdır süregelen bir yönetim krizi” olduğunu vurguladı.
Sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı videolu açıklamada, Meles Çayı’nın bir dönem İzmir’in nefes aldığı, insanların vakit geçirdiği doğal yaşam koridorlarından biri olduğunu hatırlatan Kaya, bugün ise derenin evlerin ve iş yerlerinin yanı başında vatandaşın camını dahi açamadığı bir koku hattına dönüştüğünü ifade etti.
Kaya’nın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde:
Sorunun temelinde bilimi dinlemeyen ve doğayı ideolojik kibirle yönetmeye çalışan bir anlayışın olduğunu belirten Atilla Kaya, derelerin altının betonla kapatıldığını söyledi. Kaya, “Doğanın nefes borusuna beton dökmüşler. Doğanın damarlarını keserseniz şehir nefes alamaz. İşte yaşanan kokunun ana sebeplerinden birisi budur” dedi.
Kirliliğe karşı getirilen çözümleri de eleştiren Kaya, bilim insanlarının verilerine dayanarak denize dökülen maddelere dikkat çekti:
“Tanınmış bir bilim adamı açıklama yaptı: ‘Kokuyu bastırmak için denize kireç, modifiyye kil, alüminyum sülfat dökülüyor’ diyor. Adeta çevre yönetimi değil, kimyasal deney laboratuvarı. Kokuyu kapatmaya çalışırken ne yazık ki canlı yaşamını öldürüyorlar.”
Çözümün net olduğunu, arıtmaların tam kapasite çalıştırılması ve betonların kaldırılması durumunda doğanın kendisini temizleyeceğini ifade eden Kaya, İzmir’in çeyrek asırdır aynı tabloyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Sorunların çözümsüzlükten değil, çözüm önerilerinin dinlenmemesinden dolayı büyüdüğünü savunan Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugün Meles Çayı’ndan yayılan ağır koku, aslında sadece çamurun kokusu değil; ihmalin kokusu, plansızlığın kokusu ve yıllardır ertelenen gerçek belediyeciliğin yokluğunun kokusudur.”