
Egeli ihracatçılar, küresel pazarlarda artan maliyetler ve ağırlaşan rekabet koşullarına karşı devlet desteklerine sığındı. EİB aracılığıyla sağlanan destekler yılın ilk yarısında %49 artışla 1,6 milyar TL’ye ulaşırken, EİB Başkanı Muhammet Öztürk’ten Ankara’ya net bir çağrı geldi: “Bu yardımlar artık bir teşvik değil, stratejik bir savunma aracı. İhracat gelirinin %1’i desteğe dönüşmeli.”
Küresel ticarette korumacılık duvarlarının yükseldiği ve finansmana erişimin rekor maliyetlere ulaştığı 2026 yılında, Türk ihracatçısı ayakta kalabilmek için devlet desteklerine hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyuyor. Ticaret Bakanlığı’nın toplam destek bütçesini 45 milyar TL’ye çıkardığı bu dönemde, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) adeta bir kriz merkezi gibi çalışarak yılın ilk altı ayında 2 bin 325 firmanın dosyasını onayladı ve 1 milyar 575 milyon TL’lik kaynağı sahaya aktardı.
Ancak EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk’e göre bu artış, mevcut küresel yangını söndürmeye yetmiyor. Desteklerin artık bir “lütuf veya ödül” olmadığının altını çizen Öztürk, rekabetçiliğin korunması için oyunun kurallarının değişmesi gerektiğini savunuyor.
Yılın ilk yarısında Egeli firmaların en çok tükettiği destek kalemleri, dünyada görünür kalma ve prestij mücadelesinin birer yansıması oldu:
Dünyaya Açılan Kapı: 523,7 milyon TL ile en büyük payı Yurt Dışı Fuar Katılımları aldı.
Markalaşma Gücü: TURQUALITY programı kapsamında 301,4 milyon TL destek sağlandı.
Küresel Entegrasyon: Küresel Tedarik Zinciri destekleri 190,8 milyon TL’ye ulaştı.
Dikkat Çeken Sıçrama: Katma değerli ve kümelenmeye dayalı ihracatın formülü olan UR-GE proje desteklerinin 2,5 milyon TL’den 45,1 milyon TL’ye yükselmesi, Ege’nin nitelikli ihracata yönelme stratejisinin somut bir kanıtı oldu.
Hizmet sektörüyle birlikte Türkiye’ye yıllık 400 milyar dolar döviz kazandıran bir yapının mevcut destek oranlarıyla küresel devlerle yarışamayacağını belirten Başkan Öztürk, ekonomi yönetimine iki kritik talepte bulundu:
1-İhracat Gelirinin %1’i Desteğe Dönüşmeli: Destek bütçesinin Türkiye’nin toplam ihracatının en az %1’i seviyesine çıkarılması, uluslararası pazarda Türk malının elini güçlendirecek yegane yapısal adım.
2-Döviz Dönüşüm Desteği Güncellenmeli: Nakit akışının tıkandığı bu dönemde, Merkez Bankası’nın (TCMB) uyguladığı %3’lük döviz dönüşüm desteği artık yetersiz. Bu oranın acilen %5’e yükseltilmesi ve ihracatçının önünü görebilmesi için yıllık olarak ilan edilmesi gerekiyor.