
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Sözcü Gazetesi’ne verdiği mülakata ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yaptı. Kaya, mülakatın İzmirliler tarafından “hayretle okunduğunu” belirterek, kamuoyunu yanıltmaya yönelik söylemlerin siyasi etikle bağdaşmadığını savundu.
Açıklamasında, gerçek dışı beyanlarla halkın iradesinin yönlendirilmeye çalışılmasını “demagoji” olarak nitelendiren Kaya, sorumlu siyasetçilerin ve yöneticilerin gerçeği eğip bükmeden, rakamlarla oynamadan kamuoyunu doğru bilgilendirmesi gerektiğini ifade etti. Kaya, hoşuna gitmese bile hakikatin arkasında duran yöneticilerin toplumsal güveni koruyabileceğini vurguladı.
Vatandaşa sürekli yanlış bilgi verilmesini ve şehirle ilgili meselelerin bilinçli biçimde çarpıtılmasını eleştiren Kaya, algı operasyonlarıyla gündem oluşturmanın hem siyasi etik hem de kamusal sorumluluk açısından ciddi bir zafiyet olduğunu dile getirdi. Kaya, “Gerçeğin yerine algıyı koyanlar günü kurtarabilir ancak uzun vadede ne toplumsal güveni ne de tarih önündeki sorumluluğu taşıyabilir” ifadelerini kullandı.
Kaya, açıklamasında Bergama’da TOKİ tarafından inşa edilen 57 dönümlük millet bahçesinin Bergama Belediyesi’ne devredildiğini de hatırlattı. Söz konusu yatırımın yapım ve devir sürecinde siyasi kimliklerin değil, kamunun ihtiyacının esas alındığını belirten Kaya, devir töreninin ardından CHP’li Bergama Belediye Başkanı’nın makamında ziyaret edildiğini aktardı.
AK Parti olarak İzmir’e herhangi bir ayrım gözetmeden hizmet ettiklerini savunan Kaya, halkın iradesiyle seçilmiş tüm yöneticileri değerli gördüklerini ve destek verilmesi gereken her noktada samimiyetle katkı sunduklarını ifade etti. Cemil Tugay’ın da bu durumu en iyi bilen isimlerden biri olduğunu öne süren Kaya, Tugay’ın bakanlarla ve parti yöneticileriyle yapılan görüşmelerde İzmir’in meselelerine yönelik sağlanan destekleri yakından bildiğini söyledi.
Açıklamasının sonunda, kapalı kapılar ardında teşekkür edenlerin kamuoyuna farklı bir tablo sunmasını eleştiren Kaya, “Muhataplarımızla konuşurken başka, kamuoyuna hitap ederken başka bir dil kullanılması gerçeği değiştirmez. Gerçekler nettir, tarih ve kamuoyu önünde kayıtlıdır, inkâr edilemez” değerlendirmesinde bulundu.