
Jeotermal enerji sektörü, rüzgâr ve güneş enerjisinde uygulanan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) mekanizmasının jeotermalin entegre kullanım alanlarını kapsayacak şekilde “Jeotermal Enerji Kaynak Alanları (JEKA)” modeliyle hayata geçirilmesini talep ediyor. Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, söz konusu modelle jeotermalin tüm kullanım alanlarında ortak bir değer zinciri oluşturulabileceğini belirtti.
Türkiye’nin temiz enerji kaynaklarının yalnızca rüzgâr ve güneşten ibaret olmadığını vurgulayan Kındap, jeotermalin çok yönlü kullanım imkânı sayesinde mukayeseli üstünlüğü en yüksek yenilenebilir kaynaklardan biri olduğunu ifade etti.

YEKA modelinin jeotermal enerjiye uyarlanması gerektiğini kaydeden Kındap, JEKA yarışmalarının yatırımcılara birden fazla sektörü kapsayan projelerle katılım imkânı sunabileceğini söyledi. Enerji üretimi, jeotermal seracılık, konut ısıtma, termal turizm, jeotermal madencilik ve kurutma tesislerinin entegre biçimde planlanabileceğini dile getiren Kındap, modelin ilk aşamada jeotermal potansiyeli belirlenmiş sahalarda uygulanabileceğini aktardı.
Kındap, rüzgâr ve güneş YEKA’larında olduğu gibi JEKA modelinde de yerli üretim koşulunun korunması gerektiğini belirterek, ekipman üretiminde Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin katma değer zincirine dahil edilmesinin önemine dikkat çekti. Modelin, sermaye gücü yüksek yerli ve yabancı yatırımcıların sektöre ilgisini artırabileceğini söyledi.
JEKA’nın henüz keşfi yapılmamış sahalarda arama lisansları için farklı finansman araçlarıyla desteklenebileceğini ifade eden Kındap, Dünya Bankası gibi uluslararası finans kuruluşlarının da temiz enerji değer zincirine yönelik teşvik sağlayabileceğini kaydetti. Valilikler bünyesindeki Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının (YİKOB) koordinasyon rolü üstlenebileceğini belirten Kındap, önceliğin keşfi tamamlanmış ve arama maliyeti düşük sahalara yatırımcı çekmek olması gerektiğini söyledi.
Jeotermal santrallerin mevsimsel koşullardan etkilenmeden yüzde 80’in üzerinde kapasite faktörüyle kesintisiz enerji üretebildiğini hatırlatan Kındap, bu özelliğin jeotermali “baz yük” kaynağı olarak öne çıkardığını dile getirdi.
Organize Tarım Bölgeleri’nin (OTB) JEKA modelinin ayrılmaz bir parçası olarak planlanması gerektiğini belirten Kındap, jeotermal kaynakların bulunduğu alanlarda konumlandırılacak OTB’lerin kaynak ve üretim verimliliğini artıracağını ifade etti. Enerji üretimi için sıcaklığı yeterli olmayan sahalarda ise enerji dışı kullanım alanlarının desteklenebileceğini sözlerine ekledi.

-Türkiye, jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde 1758 MW kurulu güçle dünyada dördüncü, Avrupa’da ilk sırada yer alıyor.
-Elektrik üretiminin yanı sıra konut ısıtma, seracılık, termal turizm, balıkçılık ve kurutma alanlarında 7 bin MW’ın üzerinde kullanım bulunuyor.
-MTA verilerine göre 62 bin MW’lık keşfedilmiş jeotermal potansiyelin yaklaşık yüzde 11’i değerlendiriliyor.
-150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline karşılık mevcut kullanım 7 bin dönüm seviyesinde bulunuyor. Bu kapasiteyle Türkiye dünyada 7’nci, Avrupa’da ise ilk sırada yer alıyor.