
EGİAD Think Tank raporuna göre İzmir’de genç işsizlik oranı yüzde 21,3’e ulaştı. Türkiye ortalamasının 5,3 puan üzerinde olan oran, gençlerin çalışma hayatına katılımı ile iş dünyasının ihtiyaçları arasındaki uyumsuzluğu ortaya koydu. Raporda, yapay zekâ, dijitalleşme ve yeşil dönüşümün istihdam açısından fırsata dönüştürülmesi için altı stratejik politika alanı önerildi.
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), İzmir’in işgücü piyasasını ve gelecekteki istihdam ihtiyaçlarını ele alan “Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir: Üçüz Dönüşüm Çağında İşgücü, Beceriler ve Yeni Fırsatlar” başlıklı EGİAD Think Tank raporunu kamuoyuyla paylaştı.
EGİAD Dernek Merkezi’nde düzenlenen tanıtım toplantısında, yapay zekâ, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal değişimin İzmir’in üretim yapısı, meslekler ve istihdam üzerindeki etkileri değerlendirildi. Araştırmada, kentin ekonomik potansiyelini koruyarak yeni rekabet koşullarına uyum sağlayabilmesi için beceri odaklı, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir dönüşüm modeline ihtiyaç duyulduğu belirtildi.
EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı’nın ev sahipliğindeki toplantıya, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal Politikalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü ve Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Sayan ile raporun yazarları Ege Üniversitesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Elif Tunalı Çalışkan ve Doç. Dr. Gülçin Gürel Günal katıldı.
Ege Üniversitesi’nden Doç. Dr. Elif Tunalı Çalışkan ve Doç. Dr. Gülçin Gürel Günal ile Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Işıl Kurnaz tarafından hazırlanan araştırmada, TÜİK ve İŞKUR verilerinin yanı sıra iş dünyası, teknoloji ekosistemi, eğitim kurumları ve sivil toplum temsilcileriyle gerçekleştirilen saha çalışmalarından yararlanıldı.
Araştırmada kullanılan 2024 yılı işgücü verilerine göre, İzmir’de 15-24 yaş grubundaki gençlerin işsizlik oranı yüzde 21,3 olarak kaydedildi. Türkiye genelinde yüzde 16 olan bu oran, İzmir’de genç işsizliğinin ülke ortalamasının 5,3 puan üzerinde bulunduğunu gösterdi.
Buna karşılık İzmir’de gençlerin işgücüne katılım oranının yüzde 52 ile Türkiye ortalamasını aşması, gençlerin çalışma hayatına katılma isteğine rağmen istihdam olanaklarına erişimde sorunlar yaşandığına işaret etti.
Raporda, sorunun yalnızca yeni iş alanları oluşturulmasıyla sınırlı olmadığı vurgulandı. Gençlerin sahip olduğu becerilerin iş dünyasının ihtiyaçlarıyla eşleştirilmesi, ilk iş deneyimlerinin desteklenmesi ve sektörler arasında geçiş olanaklarının artırılması gerektiği belirtildi.
EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı da İzmir’deki temel sorunlardan birinin mevcut becerilerle sektörlerin değişen ihtiyaçları arasındaki uyumsuzluk olduğunu ifade etti.
Özhelvacı, “İzmir’de birçok sektörde işler bütünüyle ortadan kalkmaktan çok biçim değiştiriyor. Dolayısıyla karşımızda, mevcut çalışanlarımıza yeni beceriler kazandırma ve doğru becerileri doğru işlerle buluşturma sorumluluğu bulunuyor. Raporumuz, İzmir’in genel bir beceri yetersizliğinden çok, sektörler arasında farklılaşan bir uyum ve fırsatlara erişim sorunuyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor” dedi.
Dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümün iş dünyası üzerindeki etkilerine dikkat çeken Özhelvacı, yapay zekâ ve yeni teknolojilerin iş modellerini, üretim süreçlerini ve rekabet koşullarını değiştirdiğini belirtti.
Yaratıcı yıkım kavramının yalnızca bazı işlerin ve mesleklerin ortadan kalkması anlamına gelmediğini ifade eden Özhelvacı, bu sürecin yeni sektörler, beceriler, girişimler ve fırsatlar da oluşturabileceğini söyledi.
Özhelvacı, şirketler arasındaki rekabette insan kaynağının niteliği ve yeni becerilere uyum sağlama kapasitesinin giderek daha belirleyici hale geldiğini vurguladı.
Raporda da yapay zekâ ve otomasyonun etkilerinin yalnızca mesleklerin ortadan kalkması üzerinden değerlendirilmesinin eksik olacağı belirtildi. Teknolojik gelişmelerin mevcut mesleklerdeki görev tanımlarını ve ihtiyaç duyulan yetkinlikleri değiştirdiğine dikkat çekildi.
Bu kapsamda analitik düşünme, problem çözme, yaratıcılık, dijital okuryazarlık ve sürekli öğrenme kapasitesinin önem kazandığı ifade edildi.
Araştırmada, İzmir ekonomisinde önemli yer tutan imalat sanayi, ticaret, ulaştırma ve depolama ile konaklama ve yiyecek hizmetleri sektörlerindeki dönüşüm ele alındı.
Özellikle giyim eşyaları ve gıda ürünleri imalatı ile kara taşımacılığı ve boru hattı taşımacılığı alanlarında çalışanların yeni beceriler kazanmasına ihtiyaç duyulduğu belirtildi.
Bu sektörlerde otomasyon, dijital takip, kalite kontrol, kaynak verimliliği, yeşil üretim ve sürdürülebilir lojistik alanlarındaki yetkinliklerin önem kazandığı kaydedildi.
Eğitim ve insan sağlığı hizmetleri ise mevcut insan kaynağı kapasiteleri ve insan odaklı görev yapıları nedeniyle İzmir açısından stratejik fırsat alanları arasında değerlendirildi.
Raporda, mevcut eğitim düzeyinin gelecekteki işgücü ihtiyaçlarını karşılamak için tek başına yeterli olmayabileceği, dijital, yeşil ve sosyal becerilerin sürekli güncellenmesi gerektiği vurgulandı.
Araştırma 40 iş insanı ve teknoloji temsilcileriyle yürütüldü
EGİAD Think Tank araştırmasında, istatistiksel verilerin yanı sıra işgücü piyasasının hem çalışanlar hem de işverenler açısından değerlendirilmesini sağlayan saha çalışmaları gerçekleştirildi.
Bu kapsamda 40 iş insanı, 20 teknopark, teknoloji transfer ofisi ve teknoloji merkezi temsilcisi ile 9 sivil toplum kuruluşu ve eğitim kurumunun katılımıyla odak grup görüşmeleri yapıldı.
Görüşmelerde işletmelerin değişen beceri ihtiyaçları, dijital ve yeşil dönüşüme uyum kapasiteleri, nitelikli çalışanlara erişimde yaşanan güçlükler ve gençlerin iş yaşamına geçiş süreçleri ele alındı.
Araştırma sonuçları, İzmir’de eğitim ve istihdam alanında yürütülen çalışmaların ortak bir strateji altında buluşturulmasının önemini ortaya koydu.
Raporda, İzmir’in dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümü istihdam açısından fırsata çevirebilmesi için altı politika alanı önerildi.
İzmir’in sanayi altyapısı, hizmet ekonomisi, üniversiteleri ve girişimcilik potansiyelinin önemli avantajlar sunduğunu belirten Özhelvacı, bu potansiyelin kalıcı rekabet gücüne dönüşmesinde insan kaynağının belirleyici olacağını söyledi.
Özhelvacı, “İzmir’in gelecekteki başarısı, teknolojiyi ne kadar hızlı benimsediğinden çok, bu teknolojiyi kullanabilecek insan kaynağını ne kadar hızlı geliştirebildiğine bağlı olacak” ifadelerini kullandı.
Kentin ihtiyacının birbirinden bağımsız ve geçici çözümler olmadığını belirten Özhelvacı, kamu, üniversite, iş dünyası ve sivil toplumun ortak çalışmasıyla veriye dayalı, sürdürülebilir bir dönüşüm ekosistemi oluşturulması gerektiğini dile getirdi.
Rapor Ankara ve İzmir’de karar vericilerle paylaşılacak
EGİAD’ın raporun tamamlanmasını yeni bir sürecin başlangıcı olarak değerlendirdiğini belirten Özhelvacı, araştırmanın bulgularını ve politika önerilerini ulusal ve yerel düzeyde karar vericilerin gündemine taşımayı hedeflediklerini açıkladı.
Özhelvacı, 3-4 Kasım tarihlerinde Ankara’ya gerçekleştirmeyi planladıkları ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanlığı, TBMM, ilgili bakanlıklar ve siyasi partilerle görüşerek raporun önerilerini paylaşmayı amaçladıklarını söyledi. Program kapsamında Anıtkabir’i ziyaret etme planlarının da bulunduğunu kaydetti.
İzmir’de ise Büyükşehir Belediyesi, İl Millî Eğitim Müdürlüğü, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası ve diğer meslek kuruluşlarıyla raporun paylaşılacağını belirten Özhelvacı, üniversiteler, teknoloji geliştirme bölgeleri ve araştırma merkezleriyle iş birliğinin geliştirilmesinin de hedeflendiğini ifade etti.
Sayan: “Türkiye daha fazla gecikmemeli”
Toplantıda konuşan TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Sayan, yaratıcı yıkım sürecinin Türkiye’nin uzun vadeli ekonomik büyümesi ve uluslararası rekabet gücü açısından önem taşıdığını belirtti.
Türkiye’de ekonomik gündemin çoğunlukla kısa vadeli sorunlar etrafında şekillendiğini ifade eden Sayan, teknolojik dönüşüm, verimlilik ve yaratıcı yıkım gibi uzun vadeli kalkınmayı etkileyecek konuların daha kapsamlı ele alınması gerektiğini söyledi.
Sayan, Türkiye’nin orta gelir tuzağından çıkabilmesi için yüksek katma değerli üretime ve ihracata yönelmesi gerektiğini vurgulayarak teknolojik, dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümün birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
“Teknoloji yatırımı kadar insan kaynağı da önemli”
Raporun yazarlarından Doç. Dr. Elif Tunalı Çalışkan, işletmelerin nitelikli çalışan bulmakta zorlandığı, iş arayanların ise uygun istihdam olanaklarına erişemediği bir tablo bulunduğunu belirtti.
Beceri açığı, beceri kıtlığı ve mevcut becerilerin zamanla geçerliliğini yitirmesinin aynı anda yaşanabildiğine dikkat çeken Çalışkan, teknoloji yatırımlarının insan kaynağının geliştirilmesiyle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Çalışanların değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilecek yetkinlikler kazanmasının önemini vurgulayan Çalışkan, İzmir’de eğitim kurumları, iş dünyası ve diğer paydaşların birlikte hareket edeceği bütüncül bir beceri ekosistemine ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.
Raporun diğer yazarı Doç. Dr. Gülçin Gürel Günal da İzmir’de gençlerin çalışma hayatına katılma motivasyonunun yüksek olduğunu, ancak genç işsizliğinin ülke ortalamasının üzerinde seyretmesinin becerilerle istihdam olanakları arasındaki uyumsuzluğa işaret ettiğini söyledi.
Günal, üçüz dönüşümün birçok mesleği tamamen ortadan kaldırmaktan çok işlerin yapılış biçimlerini ve görev tanımlarını değiştireceğini belirterek çalışanların becerilerinin güncellenmesi ve sektörlerin gelecekteki insan kaynağı ihtiyaçlarına yönelik hazırlık yapılması gerektiğini vurguladı.