
İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA), 1–7 Mart Deprem Haftası kapsamında düzenlenen etkinliklerin ardından yaptığı açıklamada siyasi partilere sitem etti. Dernek, deprem gerçeğine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinliklere siyasilerin katılmadığını belirterek, “İzmir’in gerçek sorununa yine İzmir sahip çıktı” mesajını verdi.
30 Ekim 2020’de merkez üssü Sisam Adası olan ve İzmir’de 117 kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından kurulan İZDEDA, depremin üzerinden yaklaşık 6 yıl geçmesine rağmen “İzmir depreme hazır mı?” sorusunun hâlâ güncelliğini koruduğunu vurguladı.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, Deprem Haftası kapsamında İzmirlilerin bu soruyu farklı etkinliklerle yüksek sesle dile getirdiği ifade edildi.
Bu kapsamda hafta boyunca birçok etkinlik düzenlendi. 1 Mart’ta depremde eşi ve iki çocuğunu kaybeden Dr. Nuri Seha Yüksel’in kızı adına kurulan Dila Yüksel Yürek Atölyesi Derneği iş birliğiyle “Hayalimdeki Güvenli Kent” resim ve karikatür atölyesi gerçekleştirildi.
2 Mart’ta İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile birlikte “Afetlerde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” eğitimi düzenlenirken, 3 Mart’ta anaokulu öğretmeni Nilay Yücel’in depremde hayatını kaybeden çocukların anısına yazdığı “Vera ve Lena Doğada Neler Oluyor” adlı kitabı için imza etkinliği yapıldı.
4 Mart’ta Türkiye’nin önde gelen bilim insanlarının katılımıyla “İzmir Depreme Hazır mı?” başlıklı panel düzenlenirken, 5 Mart’ta İzmir depreminde hayatını kaybeden 117 kişi anısına “117 Can – 117 Fidan” etkinliği kapsamında fidan dikimi gerçekleştirildi.
6 Mart’ta engelli bireylerin ailelerine yönelik “Ailem Güvende” deprem farkındalık eğitimi verildi. Haftanın son etkinliğinde ise yönetmenliğini Damla Taçyıldız’ın yaptığı “On Dört Elli Bir” adlı belgeselin gösterimi ile çocukların hazırladığı “Hayalimdeki Güvenli Kent” resim ve karikatür sergisi açıldı.
İZDEDA açıklamasında, kent açısından önemli sonuçlar doğuran bu etkinliklere siyasi parti temsilcilerinin katılmamasına tepki gösterildi. Dernek, yaklaşık 6 yıldır “Deprem siyaset üstüdür” anlayışıyla tüm siyasi partilere davetiye gönderdiklerini ancak katılım olmadığını belirtti.
Açıklamada, “Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın hangi siyasi görüşten olduğuna bakılmadı. Ancak ne yazık ki siyasilerimiz daha önemli işleri olduğunu düşünmüş olacak ki etkinliklerimize katılmamayı tercih etti” ifadelerine yer verildi.
Tüm bu duruma rağmen İzmir halkının deprem gerçeğini görmezden gelmediği vurgulanan açıklamada, İzmirlilere teşekkür edildi.
Dernek ayrıca deprem sonrası uygulamalara ilişkin bazı yasal düzenlemelerin değiştirilmesi gerektiğine de dikkat çekti. 7269 sayılı Afet Kanunu’nda yer alan “ağır hasarlı, orta hasarlı ve az hasarlı” ayrımının sahada karmaşa ve adaletsizlik duygusuna yol açtığı belirtilerek, vatandaşların korkarak yaşadığı binaların “az hasarlı” olarak değerlendirilmesinin toplum vicdanında karşılık bulmadığı ifade edildi.
Açıklamada, “o yer kavramı” nedeniyle aynı ilçede birden fazla konutu bulunan vatandaşların, konutlardan birinin hasarsız olması durumunda diğer hasarlı konutları için hak sahipliği elde edememesinin de mağduriyet yarattığı belirtildi. Bu nedenle 7269 sayılı Afet Kanunu’nun günümüz koşullarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulandı.
İZDEDA açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Amacımız kavga etmek değil, çözüm üretmek. Biz depremi unutmadık, unutturmayacağız. Çünkü deprem unutulduğunda acılar yeniden yaşanır.”