İzmir’de Büyükşehir dahil hemen her belediye işçi krizleri yaşadı, yaşıyor.
İşçi krizi dedim ama; bunun sorumlusu işçiler değildir. Doğal olarak, hak arayan çalışanlar olunca haberlere ‘işçi krizi’ olarak yansıyor. Bu arada sırf işçiler değil, memurlar da sıkıntıya düşürüldüler. Çalışanlar da ödenemeyen maaşlar, mesailer, ikramiyeler yüzünden zor günler yaşıyorlar. İşten çıkarılanlar da evlerine artık ekmek götüremiyor.
Eylemlerde en öne çıkan iki belediye; Büyükşehir ve Menemen. Bir CHP’li, diğeri AK Partili. İkisinde de işten çıkarılanlar, işe geri dönmek istiyor. Bu yüzden belediye binalarının önlerinde günlerdir hak arayışında, eylemlerini sürdürüyorlar.
Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan günlerdir belediyeye uğramıyor ya da geceleri sessizce girip çıkıyor.
Büyük Başkan Cemil Tugay da, kendisi göreve gelmeden, seçimlere iki-üç ay kala işçi alımı yapıldığını hatırlatarak, paraları ve ihtiyaçları olmadığı için işe dönüş yaptırmayacaklarını söylüyor. CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu da, işçiyi değil, Başkanı savunarak, “Çokça personel almak hatalı karardır” diyor.
Başkanlar, hiç kusura bakmayın; seçim meydanlarında işçi alma sözü veren sizler değil miydiniz? Niye yan çiziyorsunuz? Tabi, o işçileri siz almadınız,
Sayın Aslanoğlu, işçiler alınırken aklınız neredeydi? Niye o zaman yanlış diye bağırmadınız?
Sayın AK Partili yöneticiler, siz de niye sessiz kaldınız?
Bakıyorum da, CHP’li ya da AK Partili bir milletvekilinin sesi çıkmıyor. Ne oldu sizlerin işçi dostluğuna?
Belediyelerdeki borç batağının sebebi işçiler değildir. Faturayı, yüklüce borca yol açanlara mı yoksa, başka yerlere mi kesersiniz? Bilemem ama, asla bunu çalışanlara yükleyemezsiniz. Sözleşmeler imzalanırken, boy boy işçi dostu pozları veriyordunuz. Ne çabuk unuttunuz.
Ey, siyasi figürler kendi aranızdaki politik oyunlara belediye çalışanlarını kurban etmeyiniz.
Eylemlerin partisi olmaz. Halk bunu görüyor. Sandıkta bunun hesabı fena görülür.