
AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, fon soruşturması, vatandaşların maddi mağduriyetleri ve AK Parti’ye yönelik eleştiriler hakkında açıklamalarda bulundu. İnan, mağduriyetlerin hukuk çerçevesinde giderilmesi ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirterek, devam eden adli süreçler üzerinden partisinin ve hükümetin hedef alınmasına tepki gösterdi.
AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, gündeme ilişkin değerlendirmelerinde fon soruşturması, partisinin 25 yıllık siyasi geçmişi ve bürokratik vesayet tartışmalarına değindi. Vatandaşların birikimlerini hedef alan adli meselelerin siyasi tartışmalara dönüştürülmesini eleştiren İnan, devletin mağduriyetlerin giderilmesi için hukuk çerçevesinde gerekli adımları atacağını söyledi.
İnan, AK Parti’nin bireysel hatalar ve devam eden adli süreçler üzerinden kurumsal olarak suçlanmasının hakkaniyetle bağdaşmadığını savunurken, partisinin siyasi gücünü milletin desteğinden aldığını ifade etti.
Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnan, maddi mağduriyetlerin hukuk çerçevesinde telafi edilmesi gerektiğini belirtti.
İnan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Devletimiz adil ve kudretlidir. Maddi mağduriyetler hukuk çerçevesinde telafi edilir ve sorumluluğu bulunan herkesten adaletin terazisinde mutlaka hesap sorulur.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine de değinen İnan, vatandaşların devlete ve adalete duyduğu güvenin korunmasının önemini vurguladı.
Vatandaşların birikimlerini hedef alan adli meselelerin siyasi amaçlarla kullanıldığını ileri süren İnan, bu tartışmalar üzerinden AK Parti’nin yıpratılmak istendiğini savundu.
İnan, konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Son günlerde gündemi meşgul eden ve vatandaşlarımızın birikimlerini hedef alan adli meseleleri bir siyasi silaha dönüştürmeye çalışanların asıl derdi mağduriyetleri gidermek değil, siyasi fırsatçılık yaparak partimizi yıpratmaktır” ifadelerini kullandı.
AK Parti’nin yetkili kurullarının gündemine alınmayan ve hükümet tarafından açıklanmayan konularda bireysel hatalar veya devam eden adli süreçler nedeniyle partinin ve hükümetin doğrudan suçlanmasını eleştiren İnan, bu yaklaşımın hakkaniyetli olmadığını öne sürdü.
AK Parti’ye yönelik algı yönetimi ve yıpratma girişimleri bulunduğunu savunan İnan, sosyal medya üzerinden yürütüldüğünü belirttiği manipülasyonların partisinin milletle bağını zayıflatamayacağını ifade etti.
İnan, “AK Parti’nin surlarında siyaset mühendisliğine ve masa başı kurgulara açılacak tek bir gedik yoktur” dedi.
Siyasi gelişmelerin masa başında şekillendirilmesine karşı olduklarını belirten İnan, partilerinin milli iradeye bağlılığını sürdüreceğini söyledi. Sahte hesaplar ve sosyal medya üzerinden yürütüldüğünü ileri sürdüğü karalama kampanyalarına da tepki gösterdi.
Türkiye’de siyasetin meşruiyet kaynağının milletin iradesi olduğunu belirten İnan, bürokratik mekanizmaların seçilmiş iradeye karşı kullanılmasına karşı olduklarını dile getirdi.
İnan, “Dün millete tepeden bakanları nasıl hüsrana uğrattıysak bugün de bürokratik mekanizmaları seçilmiş iradeye karşı bir siyaset aparatı olarak kullanmaya heveslenenlere asla geçit vermeyiz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin geleceğinde bürokratik vesayete yer olmadığını savunan İnan, siyasi kararların milletin iradesi doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini vurguladı.
AK Parti’nin kuruluşundan bu yana milletin desteğiyle büyüdüğünü ifade eden İnan, partinin kapalı kapılar ardında oluşturulmuş bir siyasi proje olmadığını söyledi.
İnan, “AK Parti kapalı kapılar ardında üretilmiş, laboratuvar ortamında kurgulanmış sentetik bir proje değildir. Bugüne kadar milletin vekâletini alarak Meclis çatısı altında görev yapmış 1000’e yakın milletvekili, yüzlerce belediye başkanı ve emektar teşkilat mensubuyla milletin ta kendisidir” dedi.
Edirne’den Hakkâri’ye kadar teşkilat mensuplarının ülkeye hizmet amacıyla çalıştığını belirten İnan, partinin siyasi gücünün milletin oylarından kaynaklandığını ifade etti.
AK Parti’nin 25 yıllık siyasi geçmişini değerlendiren İnan, Türkiye’nin bu süreçte uluslararası alanda daha etkin bir konuma ulaştığını savundu.
İnan, partisinin geride bıraktığı 25 yılı, hizmet anlayışının ve geleceğe yönelik hedeflerinin göstergesi olarak nitelendirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi mücadelesine de değinen İnan, Erdoğan’ın “Bu can bu bedende olduğu müddetçe partim çatısı altında hizmete devam edeceğim” sözünün yalnızca Türkiye’ye değil, mazlum coğrafyalara yönelik bir adanmışlığı ifade ettiğini söyledi.
Türkiye’nin NATO ve Birleşmiş Milletler platformlarındaki konumuna dikkat çeken İnan, ülkenin uluslararası alandaki etkinliğinin arttığını belirtti.
İnan, İzmir, Aydın ve Afyonkarahisar’daki siyasi gelişmeleri de değerlendirdi. Bölgedeki siyasi çalışmaların temiz siyaset ve hizmet anlayışını yansıttığını savunan İnan, AK Parti’nin gücünü yapay gündemlerden değil, sandıkta ortaya çıkan millet iradesinden aldığını ifade etti.
Partisinin farklı kesimleri bir araya getiren bir siyasi hareket olduğunu belirten İnan, “AK Parti demek, Türkiye demektir” sözleriyle birlik ve ortak gelecek vurgusu yaptı.
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin geleceğine ilişkin mesajlar veren İnan, siyasi mücadelelerinin günlük siyasi rekabetle sınırlı olmadığını söyledi.
Gençlerin geleceği, ülkenin istikrarı ve milli iradenin korunmasının önemine dikkat çeken İnan, Türkiye’nin geleceğinin hukuk, adalet ve demokrasi temelinde şekillenmesi gerektiğini belirtti.
İnan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Yürüyüşümüz derin bir tevazuyla, duruşumuz milli iradeden yana sarsılmaz bir inançla sürecek. Menzilimiz hukukun, adaletin ve demokrasinin egemen olduğu tam bağımsız Büyük Türkiye olacaktır.”