
Sağlık-Sen İzmir Şube Başkanı Ekrem Özdemir, Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol’un Beydağ Devlet Hastanesi yöneticilerine yönelik iddialarına yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Özdemir, yapılan açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ve bir “algı operasyonu” olduğunu savunarak, asıl mağdurun vatandaş olduğunu vurguladı.
Ekrem Özdemir, Beydağ Devlet Hastanesi’nde yaşandığı iddia edilen olayların perde arkasının farklı olduğunu belirterek, bahsi geçen personel hakkında çok sayıda resmi tutanak tutulduğunu açıkladı. Özdemir, sürecin halen resmi soruşturma kapsamında devam ettiğini hatırlatarak şu detayları paylaştı:
Kaybolan Kan Numuneleri: İki gün üst üste hastaların kan numunelerinin kaybolduğu ve dahiliye uzmanları tarafından tutanak altına alındığı belirtildi.
Vatandaşın Mağduriyeti: Kan örneklerinin zamanında ulaştırılamaması nedeniyle sonuçların geciktiği, hastaların tekrar hastaneye çağrılarak mağdur edildiği ifade edildi.
Görev İhmali: Kamu hizmetini aksatan durumların “mobbing” adı altında gizlenmeye çalışıldığı savunuldu.
Özdemir, açıklamasında dikkat çeken bir iddiayı da gündeme taşıdı. Raporlu olduğu dönemde, hastanenin karşısındaki şahsi atölyesinde çalıştığı tespit edilen bir personelin, mevzuat gereği hakem hastaneye sevk edilmesinin “baskı” olarak nitelendirilmesini eleştirdi: “Devlet kurumları kişisel taleplere göre yönetilemez. Kamu zararına, görevi aksatmaya ve disiplinsizliğe göz yumulmasını kimse beklemesin. Sendikal koruma zırhı altına sığınarak hataları meşrulaştıramazsınız.”
Ahmet Doğruyol’un kendisine anlatılanları sorgulamadan kamuoyuna servis ettiğini iddia eden Özdemir, gerçeklerin sendika bildirileriyle değil, hukuk ve resmi kayıtlarla ortaya çıkacağını söyledi.
Özdemir, “Olayı ters yüz edip yöneticilere saldırmak, sorumluluktan kaçma çabasıdır. Yapılmayan işin, kaybolan evrakın ve mağdur edilen hastaların hesabı hukuk önünde sorulacaktır. Bugün yöneticileri suçlayanlar, soruşturma sonunda gerçekler ortaya çıkınca kamuoyundan özür dileyecek mi?” ifadelerini kullandı.
Sağlık çalışanlarının ve yöneticilerin haksız yere hedef gösterilmesine karşı duracaklarını ifade eden Ekrem Özdemir, açıklamasını şu sert sözlerle noktaladı:
“Sendikacılık; çalışmayanı kahraman ilan etmek değil, çalışanla çalışmayanı ayırabilecek cesareti gösterebilmektir.”