
Gençler güvende, sokaklar temiz
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 2025 yılı itibarıyla kentte huzur ve güvenliğin sağlanması amacıyla adalet hizmetlerinde kapsamlı bir dönüşüm süreci başlattı. Suçla mücadelede kararlılığı artıran, adli süreçleri hızlandıran ve mağdur odaklı yaklaşımı güçlendiren yeni uygulamalar hayata geçirildi.
Başsavcılık tarafından kamuoyuyla paylaşılan veriler, İzmir’de adli süreçlerin güçlendiğini, suçla mücadelenin her aşamasında etkin ve koordineli bir yaklaşım benimsendiğini ortaya koydu. Yetkililer, temel hedefin adalete erişimi hızlandırmak, mağdurların korunmasını sağlamak ve toplumsal farkındalığı artırmak olduğunu vurguladı.
Toplum düzenini bozan, kişi hak ve özgürlüklerini ihlal eden suçlarla mücadele kapsamında; kadınlara, çocuklara ve gençlere yönelik suçlarda erken müdahale, etkin korunma ve caydırıcı önleyici programlar ön plana çıkarıldı. Tekrarlama riski bulunan olaylarda mağdurların etkin şekilde korunması sağlanırken, yalnızca cezalandırmaya değil, eğitim ve tedavi yoluyla şüphelilerin suçtan uzak tutulmasına da öncelik verildi.
Uyuşturucu ile mücadele kapsamında “tedavi ve denetimli serbestlik” adli kontrol uygulamaları devreye alındı. Trafik güvenliğini tehlikeye atan sürücüler için “Güvenli Yollar Eğitim Programı”, şiddet şüphelileri için ise “Öfke Kontrolü” programları uygulanmaya başlandı.
Uyuşturucu suçlarıyla mücadelede 5 bin 329 kullanıcı şüpheliye “tedavi ve muayene tedbirlerine tabi olma” yükümlülüğü getirilerek adli kontrol tedbiri uygulandı. Bu uygulamaların sahada uyuşturucu kullanımına karşı farkındalığı artırdığı belirtildi.
Uyuşturucuyla mücadelede bir sonraki aşamada sokak satıcılarını hedef alan operasyonlar yoğunlaştırıldı. 19 Ocak 2026 tarihinde İzmir’de, Cumhuriyet tarihinin en büyük narkotik operasyonu olan “Narkokapan-İzmir” gerçekleştirildi.
Operasyonun ardından yürütülen soruşturma süreçlerinin yerinde değerlendirilmesi amacıyla Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ziyaret edildi. Bu ziyaretlere ilişkin görüntülerden oluşan bir video çalışmasının da hazırlandığı bildirildi.
Uyuşturucunun, diğer suç türlerinin de temel kaynağı olduğuna dikkat çekilirken, bu alandaki etkin mücadelenin çıkar amaçlı suç örgütleri dahil olmak üzere pek çok suç türü üzerinde baskılayıcı etki oluşturduğu ifade edildi.
Uyuşturucu suçlarının hem kullanıcı hem satıcı ayağına yönelik kapsamlı müdahaleler sonucunda, 2025 ve 2026 yıllarının aynı dönemleri karşılaştırıldığında Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilen adli vakalarda önemli ölçüde azalma kaydedildi. Operasyon sonrası dönemde ortalama adli olayların yüzde 30,80 oranında düştüğü açıklandı.
Yetkililer, Narkokapan-İzmir operasyonunun gençlerin uyuşturucu tehdidinden korunmasına katkı sağladığını ve diğer suç türlerinin de önlenmesinde etkili olduğunu belirtti.