DOLAR
48,2450
EURO
56,2362
ALTIN
7.154,55
BIST
14.550,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Parçalı Bulutlu
37°C
İzmir
37°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
34°C
Cumartesi Az Bulutlu
31°C
Pazar Parçalı Bulutlu
33°C
Pazartesi Açık
33°C

Geçmeyen şişkinlik, hastalık habercisi olabilir

Geçmeyen şişkinlik, hastalık habercisi olabilir
28.08.2026 14:41
A+
A-

Karında gaz ve şişkinlik, günlük beslenme alışkanlıklarından kaynaklanabileceği gibi çeşitli sindirim sistemi hastalıklarının da belirtisi olabiliyor. Uzmanlar, haftanın yarısından fazlasında görülen ve bir aydan uzun süren şişkinlik şikâyetlerinin hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Karında şişkinlik ve gaz, çoğu zaman beslenme alışkanlıklarına bağlı geçici bir sorun olarak görülse de uzun süre devam eden şikâyetler farklı sağlık sorunlarının belirtisi olabilir.

Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Bülent Şengül, özellikle haftanın yarısından fazlasında yaşanan ve bir aydan uzun süren şişkinlik şikâyetlerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Şengül, istem dışı kilo kaybı, tekrarlayan kusma, kanlı veya siyah dışkılama, kansızlık ve gece uykudan uyandıran karın ağrısı gibi belirtilerin eşlik etmesi durumunda vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini ifade etti.

Beslenme alışkanlıkları şişkinliğe neden olabilir

Gaz ve şişkinliğin ağır öğünler, fazla karbonhidrat tüketimi, hızlı yemek yeme, gıdaların yeterince çiğnenmemesi, gazlı içecekler ve hava yutulması gibi nedenlerle ortaya çıkabileceğini belirten Şengül, bu tür şikâyetlerin çoğunlukla sindirimin tamamlanmasıyla azalabildiğini söyledi.

Organik bir hastalığa bağlı şişkinliğin ise daha inatçı ve uzun süreli olabileceğini kaydeden Şengül, şunları söyledi: “Geçici gaz birikmesi genellikle diyet ve beslenme tarzıyla ilişkilidir. Ancak sürekli olarak benzer bir beslenme düzeni söz konusuysa gaz ve şişkinlik de sürekli hale gelebilir. Şikâyetler kronikleştiğinde kişinin yaşam kalitesini düşürebilir ve gün içerisinde, özellikle akşama doğru giderek artabilir. Organik bir hastalığa bağlı durumlarda ise yalnızca diyet değişiklikleriyle tamamen rahatlama sağlanamayabilir.”

Şengül, değerlendirme yapılırken kişinin genel sağlık durumu, beslenme alışkanlıkları, eşlik eden şikâyetleri, kullandığı ilaçlar ve muayene bulgularının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Şişkinliğin sıklığı ve süresi önemli

Şişkinliğin ne sıklıkla görüldüğünün ve ne kadar süredir devam ettiğinin önemli olduğunu belirten Uzm. Dr. Bülent Şengül, “Ayda birkaç kez, bilinen bir yemek sonrasında oluşan şişkinliği fizyolojik kabul edebiliriz. Ancak kişi haftanın yarısından fazlasında aşırı şişkinlik ve gaz problemi yaşıyorsa ve bu durum bir aydan uzun süredir devam ediyorsa gerekli değerlendirmelerin yapılması gerekir” dedi.

Uzun süren gaz ve şişkinliğin tek bir hastalığa özgü olmadığını belirten Şengül, irritabl bağırsak sendromu, ince bağırsakta aşırı bakteri çoğalması olarak bilinen SİBO, çölyak hastalığı, gluten hassasiyeti ile mide ve onikiparmak bağırsağı ülserleri gibi farklı sağlık sorunlarının benzer şikâyetlere yol açabileceğini söyledi.

Şengül, şişkinlik şikâyetiyle başvuran hastaların önemli bir bölümünde irritabl bağırsak sendromuyla karşılaşıldığını belirterek, SİBO’da bağırsak florasındaki değişikliklere bağlı olarak aşırı gaz oluşabileceğini ifade etti.

Çölyak hastalığı ve gluten hassasiyetinde ince bağırsakların emilim yapısının etkilenebileceğini kaydeden Şengül, mide ve onikiparmak bağırsağı ülserlerinin de özellikle yemeklerden sonra üst karında şişkinlik ve hazımsızlık hissine neden olabileceğini dile getirdi.

Sorun sadece mide ve bağırsaklardan kaynaklanmayabilir

Şişkinliğin karaciğer, safra kesesi ve pankreas hastalıklarında da görülebileceğine dikkat çeken Şengül, sindirim sürecinde bu organların da önemli görevler üstlendiğini belirtti.

Safra kesesindeki taş veya çamurun özellikle yağlı ve ağır yemeklerden sonra şişkinlik, hazımsızlık ve ağrıya yol açabileceğini ifade eden Şengül, pankreas hastalıklarında yeterli enzim üretilememesi nedeniyle gıdaların yeterince parçalanamayabileceğini ve yoğun gaz oluşabileceğini söyledi.

Karaciğer ve safra yollarıyla ilgili bazı sorunların da sindirim sürecini etkileyerek benzer şikâyetlere neden olabileceğini belirtti.

Gıda intoleransı testlerine dikkat

Şişkinlik şikâyetiyle başvuran hastalarda ilk aşamanın ayrıntılı öykü ve fizik muayene olduğunu kaydeden Şengül, gerekli durumlarda SİBO ve laktoz intoleransının değerlendirilmesi amacıyla nefes testlerinden yararlanılabileceğini ifade etti.

Kandan bakılan bazı gıda intolerans testlerinin güvenilirliği konusunda soru işaretleri bulunduğunu belirten Şengül, bu testlerin sonuçlarına dayanarak kontrolsüz ve kısıtlayıcı diyetlere başlanmasının doğru olmayabileceğini söyledi.

Şengül, uygun yaklaşımın hekim veya diyet uzmanı kontrolünde eliminasyon diyeti uygulanması olduğunu vurguladı.

Gelişigüzel ürün kullanımı tanıyı geciktirebilir

Şişkinliği gidermek amacıyla hekime danışılmadan kullanılan ilaç ve ürünlerin bazı durumlarda sorunun asıl nedenini ortadan kaldırmadığına dikkat çeken Şengül, gelişigüzel müshil kullanımının bağırsak hareketlerini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

Sindirim enzimi adı altında satılan bazı ürünler ile “detoks” uygulamalarının da kontrolsüz şekilde kullanılmaması gerektiğini belirten Şengül, şikâyetlerin geçici olarak baskılanmasının altta yatan ciddi bir hastalığın tanısında gecikmeye yol açabileceğini ifade etti.

Uzm. Dr. Bülent Şengül, uzun süren şişkinlik ve gaz şikâyetlerinde popüler diyet ve kürlerle çözüm aramak yerine nedenin belirlenmesi gerektiğini belirterek, erken tanının özellikle ciddi hastalıkların tedavi sürecinde önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.