Bugün 23 Mart.
CHP’de ‘Cumhurbaşkanı adayı kim olsun?’ seçimi var.
Dünya siyasi tarihine kara mizah olacak bir seçim!
Seçmek;
TDK göre; seçmek, adaylar arasından herhangi birini tercih etmek.
En az iki aday olur veya daha fazla o zaman birini seçersin.
Bu olsa olsa aday tayini gibi bir şey.
Anket desem, o da değil.
Eğilim yoklaması, o hiç değil.
Üyelerin ve gönüldaşların tayin etmesi olacak gibi.
İyi de tayin edilen tayin olduğu yere gitmezse.
Olsun biz yapalım.
‘AK Parti, adayımızdan korktu önledi’ deriz.
“Bir taşla birden fazla kuş vurmuş oluruz”
Bugünkü CHP’nin cumhurbaşkanı adayı seçimi ise tek adayla sadece İmamoğlu için yapılıyor.
Yani seçmenin zaten başka tercih yetkisi yok.
“Tam bağımsız demokratik seçim.”
Açık oy gizli tasnif garabeti gibi.
Bu da başka bir garabet.
Sonucu baştan belli.
Özgür Özel seçimin sonuçlarını ilan ediyorum diyebilir.
‘Gönüllülerle beraber İmamoğlu’na yüzde 51 oy topladık, destek aldık derlerse şaşırmam.’
Çünkü;
Olsun biz demokratız
Bir tuhaf olanı da hiçbir surette, İmamoğlu, şu an için Cumhurbaşkanı adaylığı için usul ve şekil şartları yönünden de kabul edilemeyecek aday. (diploma ve davaları)
Belki CHP yetkilileri ve üyeleri olsun biz illaki İmamoğlu’nu göstereceğiz demek istiyor olabilirler. Daha bir seçim takvimi yok.
Bu hazırlık niye?
“Olsun biz erken başlayalım da yol alalım” diye mi düşünüyorlar?
Esas seçim takvimi YSK tarafından ilan edildiğinde, siz aynı adayınızı açıklamayacağınızı zaten biliyorsunuz.
Bu ne şimdi?
Ekrem bey “tavşan aday” olmasın.
Nerden nereye.?
Sen iki seçim Büyük şehri kazan Başkan ol.
Şimdi aday bile olama.
Kendisi için üzücü durum.
CHP kurmayları için de öyledir herhalde.
Türkiye Cumhuriyeti, siyasi partilerden büyüktür.
Siyasi partiler de kişilerden büyüktür. En büyük olan ise hak ve adalettir.
Bu süreçlerin sonunda aklanması kendisi için çok büyük kazanım olacaktır.
Fakat ya suçlu çıkarsa?