DOLAR
44,0844
EURO
51,1010
ALTIN
7.219,83
BIST
12.655,68
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Parçalı Bulutlu
18°C
İzmir
18°C
Parçalı Bulutlu
Salı Açık
19°C
Çarşamba Az Bulutlu
19°C
Perşembe Çok Bulutlu
18°C
Cuma Açık
17°C

Ege Üniversitesi’nde Suriye Türkmenleri ve Güney Sınırları Masaya Yatırıldı

Ege Üniversitesi’nde Suriye Türkmenleri ve Güney Sınırları Masaya Yatırıldı
09.03.2026 14:50
A+
A-

Ege Üniversitesi, Türkiye’nin güneyindeki stratejik gelişmeler ve Suriye Türkmenlerinin geleceğine dair kritik bir paneli ağırladı. EÜ Kültür Sanat Evi’nde, Türk Dünyası Akademik Araştırmalar Topluluğu tarafından düzenlenen “Türkiye’nin Güneyinde Güncel Gelişmeler ve Suriye Türklerinin Önemi” başlıklı etkinlik, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi.

Panelde, Birgivi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hanefi Palabıyık ve EÜ Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Abdullah Temizkan’ın yanı sıra, Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Okur ve Suriyeli Türkmen Dernekler Federasyonu Başkanı ve Halep Milletvekili Dr. Tarık Sülo Cevizci konuşmacı olarak yer aldı. Oturum başkanlığını ise Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Atıf Akgün üstlendi.

“Türkmenler kurucu unsur olarak tanınmalı”

Panelin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Hanefi Palabıyık, Suriye’deki yeni yapılanma sürecinde Türkmenlerin önemine dikkat çekti. Palabıyık, “Suriye’deki yeni devlet yapılanmasında Türkmenlerin kurucu unsur olarak tanınması gerekiyor. Siyasi ve kültürel haklarının korunması, eğitim ve temsil taleplerinin yerine getirilmesi hem kimlik hem de ilerideki siyasi güç paylaşımı açısından kritik öneme sahiptir” dedi.

Türkmen bölgelerindeki güvenlik ve kalkınma projelerinin hayati önem taşıdığına vurgu yapan Palabıyık, “Bayırbucak ve Halep gibi yoğun Türkmen nüfusunun yaşadığı bölgelerde güvenliğin Türkler tarafından sağlanması ve geri dönüşlerin kalıcı olması için tarım, ticaret ve altyapı projelerine hız verilmelidir” ifadelerini kullandı.

Tarihsel kökenlere dikkat çekildi

Prof. Dr. Mehmet Akif Okur, Suriye topraklarındaki Türk varlığının Malazgirt öncesine ve Selçuklu dönemine kadar uzandığını belirtti. Okur, “Suriye’nin kuzeyinde Türkmen yerleşimleri Selçuklular döneminde yoğunlaşmıştır. Osmanlı dönemi ise bölgede ayrı bir sayfa açmıştır. Türkmenler, hac yollarının kesiştiği bu kritik coğrafyada özel misyonlarla iskân edilmiştir. Güney sınırlarımız, Türkmen Dağı’ndan Lübnan ve Golan’a kadar uzanan güçlü bir Türkmen varlığı ile şekilleniyor” dedi.

Birinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan kimlik mühendisliğine de değinen Okur, “Eski kimliklere yeni ve çatışmacı anlamlar yüklenerek bölge enerjisi tüketilmeye çalışılmıştır” değerlendirmesinde bulundu.

“Suriye Türkmenlerinin temsili güçlendirilecek”

Dr. Tarık Sülo Cevizci, Suriye’de yaklaşık 3,5 milyon Türkün yaşadığını belirterek, “Baas rejimi ve önceki yönetimler Türk varlığını silmeye çalıştı, ancak araştırmalarımız nüfusun önemli bir kısmının hâlâ Anadolu Türkçesi ile aynı dili konuştuğunu gösteriyor. Artık yeni bir yapı ve söylemle Şam merkezli çalışıyoruz. Parlamento seçimlerinde Türkmen kökenli milletvekili sayımızı artırmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin sürece katkısıyla Suriye’deki Türkmen varlığını güçlendirmek için tüm gücümüzle gayret göstereceğiz” diye konuştu.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.