Demokrasi tarihimizin kara lekesi 27 Mayıs 64 yaşında
27 Mayıs cuntasının yaptığı darbe sonucu halkın teveccühü ile iktidara gelen Demokrat Parti kapatılmış ve Başbakan Adnan Menderes ile bazı bakanlar tutuklanmıştı. Demokrasi adına kara günler yaşanıyordu.
Tarih 24 Mart 1961…Yer İSTANBUL-Beyoğlu.
İzmir’imizin değerlerinden, ilk eczacı Süleyman Ferit Bey’in oğlu Vedat ECZACIBAŞI, bir fuar açılışı günü yorgunluk atmak üzere Beyoğlu’nda Gaskonyalı Toma adlı bir mekana gider. Arkadaşlarıyla günü kutlamak isteyen Vedat Eczacıbaşı, masadan kalkarak bir konuşma yapar. ”Benim için hala Başbakan olan Adnan Menderes’in şerefine kadeh kaldırıyorum” deyince yan masada bulunan CHP’li grupla aralarında bir tartışma çıkar. Yan masadaki CHP’liler arasında Alev Coşkun, Nurettin Sözen, Sedat Akman ve Özer Öztarhan bulunmaktaydı. Alev COŞKUN, rahatsızlığını önce eğlence mekanı sahiplerine sonra da Beyoğlu Karakoluna yapar.
Darbe döneminden daha başka ne beklenirdi ki…
Vedat Eczacıbaşı, Adnan MENDERES için sarfettiği övgü dolu sözler nedeniyle önce gözaltına alınır.
Gözaltı süresinin kısa süreceği umulurken Vedat ECZACIBAŞI tutuklanır ve Balmumcu Cezaevine gönderilir. Hapisteyken ikinci çocuğu dünyaya gelir. Başarılı bir iş adamı bir hiç yüzünden aylarca hapiste kalmayı onuruna yediremeyip bunalıma girer ve kaldırıldığı hastanenin tuvaletinde üzerine kolonya dökerek kendini yakar ve 4 Eylül 1961 günü hayatını kaybeder. Ardında biri 1,5 yaşında diğeri yüzünü hiç görmediği 3 aylık iki kız çocuğu bırakır.
İzmirli olan Vedat Eczacıbaşı’nın cenazesinin İzmir’e gelmesine darbeciler izin vermez ve cenazesi İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilir. Bu olaydan 13 gün sonra ADNAN MENDERES İmralı’da idam edilir.
27 MAYIS DARBESİ’nin İzmirli ECZACIBAŞI ailesine yaptıklarına dikkat çekmek istedim. Unutmayalım. Unutursak yeni darbeler kapıda bizi bekler.

Merhum Vedat Eczacıbaşı