DOLAR
43,7400
EURO
51,8548
ALTIN
6.990,26
BIST
14.162,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Hafif Yağmurlu
16°C
İzmir
16°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Çok Bulutlu
19°C
Pazar Parçalı Bulutlu
22°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
18°C
Salı Yağmurlu
15°C

Tuğrul Yemişçi

AK Parti İzmir 23. Dönem Milletvekili

    Devlet kurumlarına saygı!

    09.05.2025 19:47
    A+
    A-

    Belli bir süredir dikkatimi çeken bir husus var.

    Adalet, İstatistik, Milli Eğitim, Güvenlik, Ekonomi, Sağlık, Ordu vb. ilgili kurumlarımız ve bakanlıkları ile devamlı uğraşan, bazen muhalefetin başı çektiği gurup ve siyasiler var.

    Çeşitli zamanlarda hoş yakıştırmalar da yapıp “sivil itaatsizlik” demokratik haktır diyerek, kulp da takıyorlar.

    Bu bakanlıklar ve kurumlar, devletin değil mi? Acaba asıl amaçları bu yolla devletimizi yıpratmak mı? Diye düşünsem de, ”yok öyle olamaz” diyorum.

    Ülkemizde hükümeti tenkit edebilirsiniz. En doğal haktır.

    Demokrasilerin vazgeçilemez kurumlarından olan siyasi partilerin başkanları ve yetkilileri, milletvekilleri, bunu yapmak hakkı ve görevi olanlardır.

    Hatta yasaların öngördüğü şekilde sade vatandaşlar da bu hakkı Anayasa güvencesiyle kullanabilir.

    Yıprattığımız kurumlar, Anayasa gereği kurulmuşlardır.

    Bir eksiklik veya yanlış uygulama varsa miting yapılıp, kapısı basılıp, gösteriler yapılacak olan yerler, sistemin kurduğu kurumlar, hiçbir zaman olmamalıdır.

    Yoksa, uygulamada hatası veya eksiği olduğunu iddia ettiğiniz konularda, kişiler mi size göre suçludur?

    Gerçi bazen o kurumlardaki bürokratların da ismini vererek yasalara da karşı gelen tutumlarınızı görüyordunuz.

    Adalet kurumları buna seyirci kalmayıp (görevi gereği) işlem yaptıklarında da yine sokağı göstermek, kurumları işaret etmek hiçte hoş olmuyor.

    Son olarak somut bir örnek;

    Anayasa Mahkemesi karar vermiş.

    Hayvanlar ile ilgili yasanın iptalini isteyen CHP müracaatını red etmiş.

    Haydi, mahkeme önüne gidip protestolar. Arkasından liderlerinin biz bu yasayı uygulamayacağız beyanatları.

    Her beğenmediğimiz yasa için bunu yapmak usule ve kurallar ile yasalara uygun hak mıdır?

    Ne yani, ben bunu beğenmedim, tanımıyorum hakkını bu gibiler kimden ve nereden alıyorlar?

    Merak etmiyor değilim.

    Ülkemizi yabancı ülkelere şikayet ederek, yasalara karşı gelmeyi teşvik ederek hayırlı bir işyaptıklarını sananlar, yanlış yapıyorlar.

    Halbuki onlardan beklenen istikrar, güven ve birlikteliği bozmadan ayrıştırmadan iyi muhalefet yapmalarıdır.

    Siyasette işin en kolay yönü İktidarları eleştirmektir. (bu iş zaten görevidir)

    Çünkü iktidar yıpranmaya mahkumdur. Muhakkak az çok da olsa memnuniyetsiz insanımızın olması da doğaldır.

    Fakat…

    Heyben dolu olursa, yeterli ve geçerli muhalefet olursun.

    Eksik ve yanlış gördüğünün yerine önerdiğin projen olacak.

    O da yetmez, yapabileceğine vatandaşı inandıracaksın.

    Hani, o özenle, gıptayla sizin önerdiğiniz Demokrasilerde, muhalefet böyle oluyor..

    Onlarda yalan ile algı ile siyaset yapanlara da vatandaşları pirim de, oy da vermiyorlar mı? Evet vermiyorlar.

    Neden mi?

    Ülke yönetmenin lafla değil, icraatla olacağını biliyorlar.

    Şimdi gelelim bizim vatandaşımızın ferasetine..

    Batı insanından biz aşağıda mıyız ki?

    Haşaa..

    Uzun yıllardır vatandaşımız, sandıkta bunu zaten ispatlamıyor mu?

    Yüce Atatürk.

    Ey Türk Milleti!

    “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”

    Demedi mi?

    Türk Milleti,

    Yüce ATATÜRK’ÜN bu sözlerini defalarca Cumhuriyetimizin ilk yüzyılında da, İkinci Yüzyılında da ispatladı. Bugün de.

    Azim, kararlılık ve güçlü ordusuyla. Büyüyen ekonomisi ve en önemlisi de insan kaynağı ile buna hazır olduğunu tüm dünya aleme gösteriyor.

    Siyaset, devleti Yönetenlerin, iktidarıyla ve muhalefetiyle, seçimler vasıtasıyla belirlenmesine vesiledir. Değişime açıktır.

    Esas olan.

    TÜRKİYE CUMHURİYETİ

    DEVLETİMİZİN

    İLELEBED VAROLUŞUDUR

    Yazarın Diğer Yazıları
    11.02.2026 20:53
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.