Ana Muhalefet çok doğru söylüyor.
Son bir yıldır yaşadıklarımızın hepsi “siyasi dava “
Nasıl mı?
Sebebi siyaset değil mi?
Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz ,
Demokrasi ile yönetilen bir devlettir.
Siyasi Partileri,
Parlamentosu ve 81 ilini temsil eden milletvekilleri vardır.
Kuvvetler ayrılığı esasına göre ,
Yasama, Yürütme ve Yargı, Anayasaya göre ayrı ayrı görevleri vardır.
Aslında siyaset kurumunun devlet yönetiminde gelişi,
bağımsız seçimlerle halkın oyu ile belirlenir.
Merkezi hükümet ve Yerel Yönetimleri halk seçer.
Nereden seçer?
Siyaset kurumlarının gösterdiği adaylar ve bağımsızlardan seçer ( bağımsızlarda
kendi iradeleri ile siyaset kurumunu tercih etmiş kişilerdir.)
Sorunlar, siyasetin sonucu olarak iyi veya kötü gerçekleşmiş olur.
Son yıllarda yaşadığımız ise tamamen siyaset kurumu ve seçilmiş siyasetçilerin
liyakatsizliği, ahlaki değerlerin yozlaşması, helal haram tanımamak, yalan dolanı algı
ile satmak.
Sözde, slogan olarak kalan “tüyü bitmemiş yetim hakkı “ lafı ile
Söylemler ve eylemlerin tezatlığı .
Tüm bunlar ,sık gördüğümüz sıradan haller oldu.
Devlet malını iç etmekte adeta yarış
İçerisine giren yöneticiler ve örgütlenmeler.
Son yıllarda yaşananların hepsi, yozlaştırılmış siyasi anlayış ve ahlaki çöküntünün
eserleri değil mi?
Tekrar ediyorum..
Siyaset ve siyasetçilerin tavırlarının , düşüncelerinin değişimi şart.
Bunu yapacak olanda halktır. Demokratik oylarıyla tam olarak kendisidir.
Sakın şöyle düşünmeyin.
Tüm insanlarda ahlaki çöküş var .
İşte mayamız bu insanlarımız bu. seçtiğimiz de bu.
YANLIŞ !
Hem de çok çok yanlış.
Aslında .
Siyasi partilerin halkın önüne getirdiği adayları yanlış.
Siyasi partiler bu adayları halkın önüne siz getirmediniz mi?
Belediye başkanı, milletvekili, meclis üyesi vb. senin ilk seçiciliğinde aday olmadı
mı?
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasından bula bula bulduğun bu mu?
İyilerin siyasette çoğalması kötülerin yok olmasını sağlar.
Vatandaşın odun, terlik, elbise ile mecazlaştırılanı değil,
Ülkemiz için insanı seçmesi şart.
Siyasetin dar karanlık kalıplarından kurtulmamız şart.
İnsanımız içinden değerlileri biz seçmenler tercih etmeliyiz.
İşte o zaman,
her gün karşılaştığımız, skandallar, yolsuzluklar, hırsızlıklar son bulur.
Son söz:
“İyiyi seçtiğin kadar iyilikler görürsün.”