“CİMER, “Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi” ifadesinin kısaltmasıdır. Anayasa tarafından güvence altına alınan dilekçe ve bilgi edinme haklarının kullanımını kolaylaştırmak için oluşturulmuş dünyanın en büyük kamuoyu iletişim platformudur. CİMER, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığının sorumluluğunda yürütülen bir kamu hizmetidir. CİMER, başvuruların yapıldığı ve takip edildiği elektronik sistemin adı olup başvurular sistemde kayıtlı yaklaşık 60 bin idari birimden ilgili olan kamu kuruluşuna gönderilerek işleme alınır ve yine işleme alan kurum tarafından cevaplanır. CİMER, dilekçe ve bilgi edinme haklarının kullanımının yanı sıra “katılımcı yönetim” anlayışı çerçevesinde kamu politikalarına yönelik her türlü görüş ve önerilerin de iletilebileceği bir platformdur.”
CİMER’in ne olduğu, kendi sitesinde yukarıdaki ifade ediliyor.
Kent Ege olarak, bilgi edinme yöntemini CİMER aracılığı ile sıkça kullanıyoruz. Bazı kurumlar, süresinden (Bir ay) bile önce cevaplandırıyor. Onlara özellikle teşekkür ederim.
Ancak bazı kurumlar, ‘Özel hayatın gizliliği’ ve ‘Kişisel Verileri Koruma Kanunu’ gibi gerekçelere sığınarak cevaplamıyor. Ya da, anlamsız, alakasız cevaplarla, soruları savuşturmaya çalışıyor. Sorularımızı, bu gerekçeler kapsamına girmediği halde, cevaplamayan kurumlara da teessüflerimi bildiririm.
En son, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’nden bilgisini edinmek istediğim soruya gelelim.
‘İzmir’de 2020’den bugüne, çekme ve motor karavan sayısı ne olmuştur?’
Peki cevap ne? ‘Türkiye İstatistik Kurumu’ndan öğrenebilirsiniz.’
Soru basit, cevap anlamsız? Emniyet’in Trafik Tescil Şubesi, bu cevabı verebilmek için çok zorlanmış(!) olsa gerek. Kaldı ki; TÜİK’e tescil kayıtlarını veren Emniyet, bize cevap vermeyerek ne mesaj iletmek istemiştir? Anlamış değilim. Kaldı ki, TÜİK’te bu verileri de bulamadım!
Gelelim ikincisine.
Tarım Bakanlığı’na “İzmir’in tamamında, 2000 yılından itibaren, kiralama veya başka bir adla kaç kişi veya kuruluşa kaç dönüm ormanlık alan tahsis edilmiştir? Neden verilmiştir? Bu uygulamadan devletin maddi kazancı olmuş mudur? Bu miktar nedir? Ormanlık alan vasfından çıkarılan kaç dönüm vardır? Neden çıkarılmıştır? Tahsis edilen yerler ne maksatla kullanılmaktadır? Kayıt dışı ormanlık alan işgalleri olmuş mudur? Tespit edilebilen ne kadar işgal altında ormanlık alan vardır? İmara açılan ormanlık alanları var mıdır? Tarafıma bilgilerin gönderilmesini arz ederim.” Diye sormuşum.
Peki cevap ne? ‘Bakanlığımızın internet sitesinden istatistiklere ulaşabilirsiniz.’
Bana göre bu cevap, ‘Öğrenip de ne yapacaksın? Otur oturduğun yerde!’
Daha önce yazdığım için kısa geçeceğim; İzmir Valiliği de depremle ilgili soruma, cevap vermek yerine topu başka birime atmak oldu. Malum, orası da, “Konuya ilişkin bir tasarrufumuz bulunmamaktadır” gibi anlamsız, alakasız bir cevap vermişti. (Konuyla ilgili daha önce yazdığım yazının linki: https://kentege.com.tr/valilik-sorularima-cevap-vermedi/ )
Kent Ege yazarı Metin Biniş’in de İmamoğlu’nun diploması ile ilgili sorusuna istenilen cevap gelmemişti.
Bu tür örnekleri çoğaltabiliriz.
Ez cümle; Vatandaşın Bilgi Edinme hakkına lütfen saygı duyun.
Herkes pokerci olmuş demektir