DOLAR
43,7288
EURO
51,9267
ALTIN
7.075,98
BIST
14.180,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Parçalı Bulutlu
22°C
İzmir
22°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
14°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
12°C
Perşembe Çok Bulutlu
16°C

CHP’li başkanların paradoksu!

06.05.2025 14:28
A+
A-

İzmir’de CHP’li belediye başkanları, bir yıldır Toplu İş Sözleşmesi (TİS), görüşmeleri yüzünden bir paradoks yaşıyor.

Tüm yaşananlar; siyasi taahhütler ile, mali gerçekler arasındaki gerilim, klasik bir yerel yönetim paradoksuna işaret ediyor.

Seçim öncesi, CHP’li belediye başkanları, özellikle ekonomik kriz şartlarında işçilere “İnsanca yaşamaya yetecek ücret” vaadinde bulundular.

Seçim sonrası, belediyeler, kamu bütçesinden sınırlı pay alıyor ve gelirleri sabit/azalırken, işçi talepleri (haklı olarak) enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle yükseldi. Bu da Toplu İş Sözleşmeleri’nde yüksek zam taleplerine yol açtı.

Belediye Başkanları bu kez yüksek ücretlerin belediye bütçelerini aşmasından şikayet etmeye başladı.

Şeffaf maliyet analizi yapmayan belediyeler, sendikalarla ortak çözüm arayışına gitmek yerine, kendi çizgilerinde gördükleri bu sendikaların doğrudan sözleşmeleri imzalamasını istiyor.

Bazı belediyelerde işçilere rağmen sendikaların belediyelerin tekliflerini kabul etmesi, çalışanlar nezdinde büyük tepkilere yol açmaya başladı. Sendikalar, bu tepkiler karşısında işçilerin oylarına başvurarak ya anlaşma ya da grev yolunu seçtiler.

Paradoksun çözümünü kolaylaştıracak, müzakere kültürü geliştirilmeyince merkezi idare ile de siyasi irade konamıyor ve yapısal reformlar yapılamıyor.

Özetle, bu tıkanıklık en çok vatandaşı vuruyor. Belediye hizmetleri aksıyor. Çöpler toplanmıyor. İdeolojik çatışma yüzünden konu siyasete kurban ediliyor. İşçiler de, verilen sözlerin tutulmaması durumunda seçim öncesi söylemlerin popülist ve sahte olduğu düşüncesine kapılabiliyor. CHP’li belediyelerin de, yönetimlerinin meşruiyetine ve emekten yana duruşuna zarar veriyor.

Ayrıntılı bir iki analizle yaşanan gelişmeleri örnekleyecek olursak;

-İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı şirketlerinden biri olan İZENERJİ üzerinden gidelim. Bu şirket, temizlik işçileri, park-bahçe çalışanları, ulaşım hizmetlerinde görevli personel gibi birçok alanda binlerce işçiyi istihdam ediyor. Son dönemdeki grev kararları ve toplu sözleşme tıkanmaları da bu çerçevede yaşandı. 2024 sonu itibarıyla İZENERJİ çalışanları adına yürütülen TİS (Toplu İş Sözleşmesi) görüşmeleri, özellikle ücret artışı talepleri nedeniyle tıkanma noktasına geldi. İşçiler, enflasyona göre yüzde 70-100 arası zam talep ederken; belediye tarafı bu oranın bütçe sınırlarını aşacağını belirtti.

-İzmir’in dört önemli ilçesi olan Karşıyaka, Konak, Bornova ve Narlıdere. Her biri CHP’li yönetimlerce idare ediliyor ve son dönemde işçi ücretleriyle ilgili benzer krizler yaşanıyor. Bu ilçeler, hem nüfus yoğunluğu hem de kentsel hizmet kapsamı açısından İzmir’in omurgasını oluşturuyor. Toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri, Karşıyaka Belediyesi şirketi olan KAR-BEL A.Ş. üzerinden yürütülüyor. DİSK/Genel-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu belediyede, işçiler yaklaşık yüzde 100’e varan zam talep etti. Belediye tarafı, bu oranların bütçeyi aşacağını, maaşların zaten asgari ücretin oldukça üstünde olduğunu savundu. Konak Belediyesi şirketi olan MERBEL A.Ş. üzerinden çalışan yüzlerce işçi, yüksek enflasyon karşısında ciddi ücret erimesi yaşadı. TİS sürecinde yüzde 90 civarında zam talep edilirken, belediye bunun sadece yarısını karşılayabileceğini belirtti. Bornova Belediyesi şirketi olan BORBEL A.Ş. üzerinden çalışan işçiler, özellikle 2023 yazından itibaren maaşlarının eridiğini dile getirdi. TİS süreci 2024’te sendika ile belediye arasında gergin şekilde yürüdü; belediye işçilere yüzde 50-60 arasında artış önerdi, sendika yüzde 90 istedi. Belediye şirketi NAR-BEL üzerinden çalışanlar, TİS sürecinde belediyenin sunduğu ücret teklifini yetersiz buldu.

Sendikanın talep ettiği ücretlere göre ortalama 50-100 bin TL gibi maaşlar oraya çıkıyor. Kamuoyuna yansıması ise, “İşçiler bu ortamda bu maaşı beğenmedi” oluyor. Oysa yukarıda da ifade edildiği gibi, paradoksa yol açan bu durumun çözümü, şeffaf ve katılımcı bir yönetim anlayışı ile, algı oluşturmadan,  gerçeklere uygun uzlaşmacı ve merkezi idare ile siyaset üstü müzakere yürütmeyi gerekli kılıyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.