Cumhurbaşkanımız belediyelerin ödenmeyen SGK borçlarının tahsili için Sosyal Güvenlik Bakanına bu talimatını yineledi.
Ses belediyelerden geldi. Adeta tehdit gibi…
“O zaman bundan, yapılamayan hizmetlerden halk zarar görür.” diyen İzmir B.Şehir Başkanı var.
Öteki belediye başkanlarının çoğunluğu da aynı zihniyette. Çalışan personelin SGK Kesintisi ödenmezse, milyonlarca çalışan ve emeklinin, sağlık hizmeti ve emekli ücretleri nasıl ödenir?
Birde şunu anlamıyorum; Sanki başkan seçildi, projelerini yaptı da hizmetleri başlattı, hop birden bu pirim ve vergiler çıktı. Bu nasıl düşüncedir.
Devlet alacağını isteyince, halk ile karşı karşıya devleti getirmek nedir? Yapamadığın işleri “sudan” bahanelere sığınarak zaten senede beş sefer su zammı yapıyorsunuz. Acaba bu Büyükşehir veya şehir belediyeleri, bütçelerinde daha fazla iş yapmak için daha tasarruflu olamazlar mı? Zaten şişirilmiş patlayacak durumdaki personel kadroları var. Üstüne birde şirketlerindeki istihdam politikaları da berbat.
Onbinlerce işçi statüsünde çalışan çalışmayan personel var. Ayrıca bakınız; Özel kalem, başkanlık harcamaları sanki örtülü ödenek. Seçim öncesi vaadler sonucu verilen ihalecikler. Sanatsal faaliyetler ve eğlence, heykel, konserler, tanıtım vb sektörlere aşırı harcamalar. Hakikaten bir yerde başkanların işi zor. Onlara acil kaynak lazım. Ne için? Şehire yatırım için mi? Hayır. Seçim yatırımı, siyasi ikbal için. Kimi vekillik gözler kimi başkanlık. Kimisi de genel başkanlık. Birde seçildiği konumu unutup erken öten horozlar gibi olanları var. 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimine hazırlık için yatırım yapanları da var. Düşünüyorum da acaba bu Yerel Yönetimler Sistemi bir baştan ele alınsa olmaz mı? Bunlara “Yerel Parlemento” diyerek kendince hayal kuranlar, yaptıklarından dolayı kayyuma gidenler. İsraf içinde, yandaş besleyip halkın cebine el atanlar. Arızalar birden fazla. Bakın belediyelerin SGK borcundan yakınıştan nerelere geldik.
Sonsöz: “İş bilenin kılıç kuşananın” İzmir’im ne talihsizmişsin. Bu da gelir geçer…