Yerel seçimler öncesi ülke gündeminde 31 Mart’ta boşalacak koltuklara talip olma yarışını, tatlı telaşını, adayların traji – komik filmlerini izlemeye devam ediyoruz. Sloganlar tüm seçimlerde olduğu gibi değişmeyen tonuyla, “Yönetemediler” ve “Yaparsak biz yaparız” edasında sürüyor. Eskisi rezildi, kendi gelince...
Vay halimize… Yeni dünyanın tek gıdası belli ki internet olacak!.. Orada doğulacak, orada yaşanacak ve orada ölünecek. İnsan yaşamının geldiği nokta şu an tam anlamıyla sanal dünya. Sohbetler orada, gelişmeler orada, alışveriş orada, kavgalar orada; oturduğun yerde, ekran önünde… Çok...
2023’e el sallayıp, 2024’e “merhaba” derken gözler, günümüzün en geçerli buluşma platformu “sosyal medya” üzerinde. Herkesin ortak gündemi, “Ne olacak bu internetin dili?” 2023’ün ülkemizde bıraktığı derin deprem yaralarının izleri henüz silinmemiş, ülke büyük bir seçim atmosferinden çıkıp, ağır...
Parmağındaki ip nedir? Unutmamak için bağladım. Neyi? ??? Onu da unuttum!.. *** Dün beni aramayacak mıydın sen? Unuttum!.. Tamam o zaman, ben de ihmal ettin zannetmiştim. *** Teröre lanet, dış güçlere nefret… Hak, adalet, özgürlük, refah, eşitlik, kardeşlik… Hatırladın mı?...
Uzun zamandır duyamadığım çok eski bir söz vardır : “Burası Teksas mı kardeşim?” Hukukun üstünlüğünü kendi çıkarlarına göre hiçe sayan, yargı dağıtan, kendi adaletini sağlamaya çalışan insanlar için kullanılırdı. Toplumun genelinde, şiddet içeren davranışlara aşırı tepki gösterme ifadesidir. Son yıllarda...
Zeytin ve zeytinyağında kriz yılı… Ürün yetersiz, maliyetler yüksek, satış fiyatları ulaşılmaza doğru gidiyor… Bunun yanında büyük sorun; sahte yağlar, kandırılan tüketici!.. Zeytin ağaçlarının ülkemizde gördüğü muameleye, uzun yıllar sahip çıkamayışımıza tepki vermesi doğal elbet; neredeyse cumhuriyet tarihimizle yaşıt zeytin...
İyinin adı kaldı, kötülük anketlerde oldukça popüler çıkıyor ama artık çirkinler revaçta!.. Sosyal medyanın satır aralarında “ucundan azıcık” gösterip gelir elde eden, “kara”dan gelen paraları havaya saçan, şovlarına Kabe kapısını, “hac veya umre” adı altında turistik turlarını alet edenler dolu....
Birçok arkadaşım var; İzmirli veya İzmir’de görev yapmış, sonra bir vesile ile bu şehirden ayrılarak İstanbul, Ankara veya başka büyük illere gitmişler. Ara ara geldiklerinde aramızda hep aynı sohbet gerçekleşir : “İzmir, köy!..” Arkadaşların ortak görüşü; İzmir’de uzun yıllar geçmesine...
Argoda kullanılan haliyle “mal” kelimesini çok severim. Anlayışı kıt, düşüncesiz kişiler için kullanılmış bir ifade… Şu aralar sürekli “ne kadar çok “mal”ımız var?” diye düşünüyorum