
Beşiktaş’ın kaptanı durdurulamıyor: 2026 yılına fırtına gibi giren Orkun Kökçü; 67 şut ve 68 şut pası ile ligin tüm hücum istatistiklerinde zirveye yerleşirken, 7.53 reyting ortalamasıyla Süper Lig’in en etkili orta sahası oldu. Sezonun ilk yarısındaki suskunluğunu bozan milli yıldız, yeni yılla birlikte şanssızlığını kırarak skor katkısını 5 gol ve 5 asiste yükseltti; Süper Lig’in en yüksek puanlı oyuncusu unvanını ele geçirdi.

Metin Aydınoğlu’nun kaleminden..
Beşiktaş’ın Milli futbolcusu Orkun Kökçü’den bahsediyorum.
Takım kaptanı, sözcüsü, hak arayıcısı, neferi, her şeyi.
Çok hırslandı, ayağını fazla kaldırdı, ihraç edildi, sahadan atıldı.
Çok eleştiri aldı, üzdü, üzüldü.
Cezası bitti, daha dikkatli oynar oldu.
Hırsı devam ediyor, maşallah.
Takımının kazanması için bir kaptan olarak ne gerekiyorsa, yaptı, yapıyor.
Dünya starı Messi de baraj arkasına yatsa da.
Kişi kaptan olsa da biraz yadırgadım, doğrusu.
Bir kaptanın yerlerde yeni işi var.
Serbest vuruş sırasında topun başında iki futbolcuyu ve de kaleciyi saymazsak.
Kalan 7 oyuncudan biri niye geçmez ki Orkun’un yerine, o yatsın.
Oyun kuralları izin veriyor.
‘Barajdakiler zıplayınca alttan, ayak tabanlarının altından top geçip de gol olmasın’ diye uzanılıyor, çimlere.
Kaptandan vazgeçtim, daha uzun birinin olması gerekmez mi ?
Ya top yanlardan geçerse.
Ya da çok sert vurursa, sırtına, beline gelirse çok sert şut.
Kaptana yazık olmaz mı?
Aynı Orkun Kökçü kalktı, 67.dakikada Arda Güler kadar olmasa da.
Direkt serbest vuruştan (tek vuruş) topu kalecinin uzanamayacağı yere yolladı, harika gol.
Kornerden atmış gibi, Mustafa Denizli misali.
İyi futbolcudur Orkun Kökçü.
Kaptanlık da yakışıyor.
Atılmasına, yatmasına gerek yok.
Gol atsın, yeter.
Bu daha da çok yakışıyor…