Eskiler nede güzel ifade etmişler.
Kendi nefsine hoş gelen, ekonomisini, sosyal yaşamını etkilemeyecek olaylara, kulaklar, gözler kapalı çok vatandaşımız var. Tamda bu atasözü bu gibilere….
Nereden mi anladım? SURİYE’den gelen büyük göç dalgasıyla ülkemizde sıkıntı oluşturuyorlar diye yıllardır üzerinden siyaset üretilen geçici göçmenlerden dolayı rahatsızlık duyanlardan.
Bu yurtlarından evlerinden sürülen, savaş nedeniyle kaçıp dünyanın dört tarafına yayılan Suriyeliler’den ülkemiz yaklaşık 4,5 milyon misafir aldı. Zaman içerisinde geri dönenler sonucu bugün için resmi kayıtlı 3 milyon kaldığı ifade ediliyor. Suriye’de kapı komşumuzda sınırlarımız dibinde oluşan yeni durum ile kesin olmamakla birlikte sınırlar yine değişiyor. Suriye içerisindeki savaş ile MSO’nun faaliyetiyle muhalifler yeni yerler kazanıyorlar. PKK ise rejim ve ABD ile Rusya’nın boşalttığı alanları doldurmak isterken şuanda MSO ( Özgür Suriye ordusu) Türkmenlerin ağırlıklı ordusu , tarafından PKK mevcut yerlerinden sürüldü ve daha da sürülüyorlar.
Savaş Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye sınırlarındaki PKK’lıların, oralardan sökülmesiyle devam ediyor. İlkönce Halep şehri ve civarı köyler kasabalar alındı. Herhalde sıra Mümbiç ‘te.
Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünün kesinlikle bölünmemesini istiyor. Suriye’ye destek olan Rusya ve İran’a da bunu söylüyor. Suriye’nin içinde yeni durumlar her geçen gün değişmekte. Ülkemiz dışişleri de muhataplarına evvelce imzalanan Astana anlaşmasını hatırlatıyor.
Gerçekleştirmedikleri sözlerini şimdi MSO ile gerçekleştirip sınırlarındaki eksik kalan güvenli bölgeleri tamamlıyor. Kırk yıl terörden maddi manevi kayıplar vermiş bir ülke olarak tamamen uluslararası hukuka dayanarak tüm bunları yapıyor.
Şimdi gelelim Türkiye içinde Cumhur ittifakının siyasi desteği ile yapılan bu operasyonlara karşı çıkanlara. Muhalefet bu politikaya karşı. CHP ve DEM başta hepsinden değişik sesler çıkıyor. Birleştikleri nokta ise; Türkiye kendi sınırında otursun. Sınır güvenliğini sağlasın. Suriye komşumuz ne yaparsa yapsın diyor. Orada kuvvetleri bulunanlar, ABD, Rusya ve İran yani kırk yıldır yaptığını yapsın. “Bizim ne işimiz var orada” diyorlar. Peki bu politika, terörü bölücülüğü bitirebildi mi? Hayır….
Yılan girdiği yerde 85 milyona dokunuyor mu? Dokunuyor. Kırk yıldır Türkiye’ye zarar veriyor. O zaman yılanın başını ezmek gerekmez mi? Bu durumdan rahatsız olan DEM ile ayni safta niye bazıları bir araya geliyorlar. Anlamak çok güç. Hükümet, muhalefetin dediklerini yapsın. Yılana dokunmasın. O zaman da daha kaç yıl bu terör, Türkiye’yi bırakmayacak? Bunu isteyenler bölücü terör devleti kurmak isteyenlerle Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmek isteyenler ayni ittifaklar değil mi?
Türkiye’miz için bu kadar önemi haiz bir konuda yine birlik olamayacaksak peki ne zaman olacağız? Muhalefeti yönetenler böyle siyaseten düşünse de; Milli meselelerde 85 milyonun büyük çoğunluğu Cumhur ittifakının bugünkü Suriye politikasını destekliyor. Bunun sigortası da içerdeki terör yapısının bitirilmesidir. Yetkililerimiz, böylece kararlı olarak, dıştaki terörü de etkisiz hale getirmek istiyorlar. Dünyadaki dost ülkeler R.T. Erdoğan liderliğindeki Türkiye Cumhuriyeti Devletinin politikaları ve gücünü takdir ediyor. Dostumuz olmayan birkaç ülke liderleri doğal olarak, Türkiye’nin politikalarını tenkit ediyor. Kabul edemiyorlar. Üzücü olan Kendi ülkemizin gücünü ve dış siyasetinin büyüklüğünü göremeyenlerin oluşu. Düşmanlarımız ve hainler karşısında, devletimiz her daim zafere ersin. Ordumuzun ayağına taş değmesin.
Mehmetçik ve komutanlarının Allah yardımcısı olsun