Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Yağmurlu
17°C
İzmir
17°C
Yağmurlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
20°C
Pazar Yağmurlu
16°C
Pazartesi Çok Bulutlu
17°C
Salı Yağmurlu
15°C

Tuğrul Yemişçi

AK Parti İzmir 23. Dönem Milletvekili

    Basın özgürlüğü

    04.11.2024 15:28
    A+
    A-

    Baştan ifade edeyim, basın mensubu değilim. Basının özgür ve dürüst olması üzerine düşüncelerimi ifade etmek için bir vatandaş olarak yazıyorum.

    Çok onurlu bir meslek olan ve kamuoyunu bilgilendirmek, aydınlatmak için fedakarca çalışanları olan saygın bir meslek Gazetecilik. Basılı ve sözlü habercilik ve yorumculuk.

    Mesleklerini yapanların da tam özgür, bağımsız olması sağlanmış olmaları gerekir. Kimsenin baskısı altında olmamalı, her konuda bilgilendirme, haber yorum yapabilmeliler. Bunlar temel ilkeler. Haberci, yazar ve yorumcuların, kamuoyunu yazdıkları veya söyledikleriyle etkileme oranları çok yaygın ve yüksek olabiliyor. Bir bakımdan, teşbihte kusur sayılmaz; “Doktorun elindeyse , neşter bıçak hayat kurtarıyor, katilin elindeki bıçak ise hayatı söndürüyor.”

    Haberi, yorumu objektif vermez, yanlış yorum ilave eder veya doğrulamadan, teyidini almadan yayılmasına neden olursanız yaptığınız iş, tehlikeli sonuçlara kadar varabilir. Kaleminiz o zaman, katilin elindeki bıçağa dönüşebilir. Bu ince çizgi ise bana göre, meslek ahlakı ve vatan sevgisiyle orantılıdır.

    Mesleklerin ahlaki kuralları ve karşılığında mesleki yaptırımları vardır. Ayrıca hukuk önünde de hesap verebilir olmak ve kişi veya kurumların haklarına da saygılı olmak vardır. Uymayanları da hukukun cezalandırarak adaleti sağlaması yasalarla temin edilmiştir. Yasalar bunun için konulmuştur.

    Gelelim şimdi son günlerde hukuk, kural tanımaksızın Devlet, Vatan ve Kurumlar ile kişiler aleyhine yapılan yayınlara.

    Bunlar yazılı veya sözlü basın ile sosyal medya da olabiliyor. Bunların kuralsız, kanunsuz yalan veya doğruluğu olmayan kışkırtıcı olması, halkı veya belirli bir kesimi hedef göstererek yapılması halinde, yazan veya söyleyen ilgili kişilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına. Ayrıca ayni şekilde çok yaygın olan sosyal medya ağlarında da bu gibi olayları meydana getirenlere de ayni muamelenin yapılmasına. Bu gibi kötü niyetli bölücülük yapanları tabii ki hukuk takip edip cezasını verecek. Bu yaptırımlara karşı çıkan kurum ve kişilerin gerekçesi, tutuklanmasınlar haykırışlarını da bu gibilere desteklerini de anlamakta güçlük çekiyorum. Meslekdaş bile olsa yanlış yapanı ilk önce o kurumlar kınamalı. Hatta meslek kuruluşlarından bile ihraç etmeli. Suç işleyen doktoru, avukatı, gazeteciyi, taciri, esnafı, sanayiciyi ilk önce meslek kuruluşları cezalandırmalı. Üyelerine karşı bir haksız durum varsa da, o üyelerini de sonuna kadar savunmalılar.

    Hukuk sisteminin bunları takip etmesi, yaptırım uygulatması, yargılaması tüm vatandaşlarımızın özgürlük ve eşit yurttaş olarak yaşamaları için önemlidir. Zaten hukukun da asli vazifesidir. Bu tür uygulamaları Basın Özgürlüğü altında değerlendirip hoş görmek veya aksine her konuda yayına sansür koyup karşısında tavır almak da yanlıştır.

    Bunun kıstası zaten yasa ile çizilmiştir. Hukuk devletinde ise, devletin temsilcisinin de Gazetecinin de, habercilik mesleğinde olanın da,keyfi uygulamaları kabul edilemez. Siyasetçiler bu gibi konuları doğru değerlendirip devlet ve halkın yanında yer almalılar. İspatıyla, deliliyle yapılan, çizilen veya söylenen bir habere, susturma, sansür diye bir olay Cumhuriyet ve Demokrasi yönetimlerinde asla yoktur. Yok ben böyle kaynağımdan haber aldım yazarım. Haber kaynağımı da belirtmem diye delilsiz, teyitsiz yazamazsınız. Aksi olarak delil ve ispatlı bir şekilde olan haberde Ülkemizin güvenliği, Cumhuriyetimiz ve Bağımsızlığımız için deyip suni gerekçelerle sansür ve engellenmemeli. Şayet bu konularda görevlerini dürüst yapmayan Bakan, Bürokrat varsa, onlar içinde müeyyideler konmuştur. Bu konularda da vatandaşları aydınlatmak, haberdar etmek medyanın kamusal görevidir. Sonuç olarak; Bu kadar önemli ve saygın bir mesleğin mensuplarının: ülkemiz için, birlik beraberlik ve özgürlüğümüz için Çok dikkatli davranmalarını beklemek biz sade vatandaşlar için çok fazla bir istek mi? İşgalci düşmana ilk kurşunu sıkmış şehit Hasan Tahsin’lerin vatansever meslekdaşlarından da,  vatan millet aleyhine bir tutumu beklemek aklımızdan geçmemeli. Özgür ve dürüst Basın hepimiz için…. Etrafımız ateş çemberi, Başka TÜRKİYE Yok. Ne Mutlu TÜRKÜM Diyene

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.