İzmir günlerdir, orman yangınları ile mücadele ediyor. Küresel iklim değişikliğinin etkileri yanında İzmir’de sıcak ve düşük nemle, rüzgarın getirdiği çoğu insan kaynaklı yangınlarla olağanüstü mücadele edildi ve hala ediliyor. Alev savaşçılarının canları pahasına verdikleri mücadele bir kenara bırakılamaz, çünkü onların hakkı ödenemez. Tüm olumsuz şartlara rağmen onların mücadelesini görmezden gelerek, yangının siyasetini yapmak hiç doğru değil. Orman, AFAD, İtfaiye, jandarma, ve Polis ekipleri büyük mücadele verdi. Büyük bir teşekkür hak ediyor.
Tüm bunlar yaşanırken, yangın siyasetinin fitilini maalesef ilk İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay başlattı. Yangına havadan yeterli mücadele edilmediği iddiasında bulunan Tugay, yangının İzmir’den ibaret olduğunu sanarak, tüm yurtta verilen çabayı görmezden gelerek, anlamsız bir tartışmayı açarak ve alev savaşçılarına haksızlık edercesine söylemlerde bulununca, diğer siyasilerden de karşılık buldu. Tabii ki, tüm açıklamaları aynı oranda doğru bulmuyorum. Konuyla ilgili zaten ilgili ve yetkililer gerekli açıklamaları yapıyor. Zaten sosyal medyada dezenformasyonla kafalar karıştırılmaya çalışılıyor. Şöyle biz düzlüğe çıkılsın, alevler tamamen sönsün, hasar tespitte yaralar nasıl sarılacak buna kafa yormak varken, bu tür tartışmaların yerini masaya oturmak almalı.
Bakın AFAD Başkanı ve İzmir Valisi orman yangınlarının bilançosunu açıklamış; “AFAD Başkanı Okay Memiş ve İzmir Valisi Süleyman Elban, hasar tespit çalışmaları ve yangınların sebeplerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Memiş, ilk belirlemelere göre üç ilde 142 yapının yangınlardan etkilendiğini ve bu yangınların yüzde 90’ının insan kaynaklı olduğunu ifade etti. Vali Elban ise, yangınların büyük çoğunluğunun ihmal sonucu çıktığını belirterek, Menderes ilçesindeki yangının her an kontrol altına alınabileceğini söyledi. Ayrıca, hasar tespit çalışmalarının başladığını ve 45 binanın hasar gördüğünü tespit ettiklerini ekledi.”
Kent Ege olarak, yangına ilişkin gelişmeleri aktarmaya çalıştık ve eleştirileri hiç dikkate almadık. Çünkü, ciğerimizin, canımızın yandığı ormanların tekrar yeşillendirilmesi, fırsatçılara yapı alanı olarak kaptırılmaması lazım. Bunun da takipçisi olacağız.