
Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Abdi Sağcan, ani ayağa kalkma sonrası yaşanan kısa süreli göz kararması ve baş dönmesinin genellikle vücudun tansiyon dengesini yeniden kurma sürecinden kaynaklandığını belirterek, sık tekrarlayan ve bayılmaya yol açan durumlarda tıbbi değerlendirme gerektiğini söyledi.
Günlük yaşamda otururken veya yatarken aniden ayağa kalkınca yaşanan göz kararması ve baş dönmesi, çoğu zaman geçici bir durum olarak görülüyor. Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Abdi Sağcan, bu belirtilerin genellikle dolaşım sisteminin yerçekimine uyum sağlama süreciyle ilişkili olduğunu belirtti.
Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Abdi Sağcan, ani pozisyon değişikliği sırasında kanın kısa süreli olarak bacaklar ve karın bölgesindeki damarlarda birikebildiğini ifade etti.
Prof. Dr. Sağcan, “Oturur veya yatar pozisyondan hızlı şekilde ayağa kalktığımızda yerçekiminin etkisiyle yaklaşık 500-1000 mililitre kan kısa süre içinde bacak ve karın bölgesindeki damarlarda birikebilir. Bu durumda kalbe geri dönen kan miktarı azalır, kalbin pompaladığı kan miktarı düşer ve birkaç saniyeliğine beyne giden kan akımı azalabilir. İşte hissedilen göz kararması ve sersemlik hissi tamamen bu fizyolojik mekanizmayla ortaya çıkar” dedi.
Sağlıklı bir vücutta tansiyondaki ani düşüşün basınç algılayıcıları tarafından kısa sürede fark edildiğini belirten Sağcan, sinir sisteminin devreye girerek kalp hızını artırdığını ve damarları daralttığını söyledi.
Görme kaybı veya kararma hissinin doğrudan gözden kaynaklanmadığını kaydeden Prof. Dr. Sağcan, “Retina ve beynin görme merkezi kan akımındaki değişikliklere çok duyarlıdır. Beyne giden kan akımı kısa süreli azaldığında görüntüler bulanıklaşabilir, perde inmesi hissi oluşabilir veya kişi birkaç saniye boyunca çevresini karanlık görebilir. Aynı şekilde iç kulak ve gözlerden gelen denge bilgileri arasındaki kısa süreli uyumsuzluk da baş dönmesi hissini tetikler” ifadelerini kullandı.
Göz kararmasının arkasında farklı nedenlerin bulunabileceğini ifade eden Sağcan; yetersiz sıvı tüketimi, uzun süre hareketsiz kalmak, sıcak hava, yoğun egzersiz ve açlığın bu durumu tetikleyebileceğini söyledi.
Tansiyon düşürücü ilaçlar, idrar söktürücüler, kansızlık, bazı vitamin eksiklikleri, diyabete bağlı sinir hasarı ve hormonal bozuklukların da şikâyetleri artırabileceğini belirten Prof. Dr. Sağcan, “Bir iki saniye süren göz kararmaları sağlıklı kişilerde de görülebilir. Ancak 10-15 saniyeden uzun süren, sık tekrarlayan, bayılmaya yol açan veya başka belirtilerle birlikte seyreden durumlarda mutlaka doktor değerlendirmesi gerekir” diye konuştu.
Göz kararmasına bayılma, düşme, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntının eşlik etmesi halinde tıbbi değerlendirme gerektiğini vurgulayan Sağcan, günlük hayatta alınabilecek bazı basit önlemlerle şikâyetlerin azaltılabileceğini aktardı.
Yatarken veya otururken ani hareketlerden kaçınılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sağcan, “Yataktan veya sandalyeden kalkarken acele edilmemeli; önce oturur pozisyona geçip birkaç saniye beklenmelidir. Ayağa kalkmadan önce ayak bileklerini hareket ettirmek ve baldır kaslarını çalıştırmak kanın kalbe dönüşünü artırır. Yeterli sıvı almak, uzun süre hareketsiz kalmamak ve sıcak ortamlarda dikkatli olmak da şikâyetleri belirgin şekilde azaltacaktır” açıklamasında bulundu.