
Barajlardaki su seviyelerinin kritik eşiklere gerilemesi nedeniyle geçtiğimiz aylarda kent genelinde 23.00–05.00 saatleri arasında uygulanan su kesintileri hafızalardaki yerini korurken, Ocak ve şubat aylarında etkili olan yağışlar İzmir’e adeta nefes aldırdı. Son veriler, kentin içme suyu açısından kısa vadede bir sorun yaşanmayacağını ortaya koydu.
Üç barajda toplam 236 milyon metreküp aktif su
01 Mart 2026 tarihli ölçümlerde:
-Tahtalı Barajı: %38,70 doluluk – 111 milyon m³ kullanılabilir su
-Gördes Barajı: %27,57 doluluk – 120 milyon 736 bin m³ kullanılabilir su
-Balçova Barajı: %88,83 doluluk – 6 milyon 771 bin m³ kullanılabilir su
En yüksek doluluk oranı Balçova’da görülürken, kentin ana su kaynağı olan Tahtalı’daki artış dikkat çekti.
Fiilen kullanılabilir suya göre 448 gün
Toplam aktif su miktarından;
-Gördes’ten içme suyuna ayrılan 59 milyon m³,
-Tahtalı’dan sulamaya verilen 8 milyon m³
düşüldüğünde, İzmir’in doğrudan kullanabileceği su miktarı azalıyor. Bu hesaba göre kentin yaklaşık 448 günlük suyu bulunuyor.
Tümü içme suyuna ayrılsa 635 gün yetecek
Üç barajdan kente yıllar içinde verilen su miktarı ortalama günlük 371 bin 649 metreküp. Tarımsal sulama için su ayrılmadığı ve tüm rezerv içme suyuna yönlendirildiği senaryoda ise mevcut stok yaklaşık 635 gün yetebilecek düzeyde.
Geçen yıla göre büyük artış
Barajlardaki doluluk oranlarının geçen yılın aynı dönemine göre ciddi yükseliş göstermesi dikkat çekti:
-Tahtalı: %15,78 → %38,70
-Gördes: %6,02 → %27,57
-Balçova: %37,19 → %88,83
Bu artışta kış aylarındaki yoğun yağışlar belirleyici oldu.
“İçme suyunda sorun yok” mesajı
Güncel tabloya göre
İzmir için kısa ve orta vadede içme suyu sıkıntısı öngörülmüyor. Ancak uzmanlar, kuraklık riskine karşı suyun tasarruflu kullanılmasının ve alternatif kaynak yatırımlarının sürdürülmesinin önemine dikkat çekiyor.
